(2279 S. K. m. 1)
2279 sayılı kanuna muhalefetten sanık, Halit hakkında yapılan duruşma sonunda, hükümlülüğüne dair Fatih 2. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 29.1.1999 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, sanık tarafından süresinde istenilerek dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığının bozma isteyen 16.6.2000 tarihli tebliğnamesiyle daireye verilmekle dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Müdahale tarihi itibarı ile vekalet ücretinin eksik tayini temyiz edenin sıfatına göre bozma sebebi sayılmamıştır.
Ancak;
1- Dosya içinde yer alan delil mahiyetindeki çek ve senet fotokopilerinin tasdiksiz olduğu gözetilmeden, hükme esas alınması,
2- Tefecilik suçunun oluşabilmesi için borç para verme işlemlerinin sistemli bir şekilde, sürekli olarak yapılması, bu işi bir uğrası haline getirmek, devamlı meşgul olmak ve meslek edinmek gerekir. Bu da birden çok kişiye borç verilmesi ile mümkün olacağından çek ve senetlerle borçlu gözüken şahısların tanık sıfatı ile dinlenmeleri ve sanığın çek ve senetleri %10-12 faiz ile kırıp kırmadığı araştırılıp hasıl olacak sonuca göre suç vasfı ve sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi, Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün, isteme uygun olarak BOZULMASINA, 25.10.2000 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy