(2279 S. K. m. 17)
2279 sayılı kanuna muhalefetten sanıklar, Süleyman ve Salih haklarında yapılan duruşma sonunda, sanık Süleyman hükümlülüğüne, diğer sanık Salih beraatine dair Buharkent Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 26.1.1999 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, müdahil vekili tarafından süresinde istenilerek dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığının onama ve bozma isteyen 13.6.2000 tarihli tebliğnamesiyle daireye verilmekle dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre, müdahil vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile sanık Salih hakkındaki beraat hükmünün ONANMASINA, Müdahil vekilinin sanık Süleyman D.'a yönelik temyiz itirazlarına gelince,
1- 2279 sayılı yasanın 2520 sayılı yasa ile değişik 17. maddesinde tefecilik edenlerin 6 aydan 2 seneye kadar hapis cezası ile birlikte 100 bin liradan bir milyon liraya kadar ağır para cezası ile cezalandırılacağı düzenlenmiş bulunduğu gözetilmeden hapis cezasının eksik tayini,
2- 2520 sayılı yasa ile değişik 2279 sayılı yasanın 17. maddesinde bu kanun uyarınca verilecek cezaların tecil edilemeyeceğine dair bir hüküm bulunmadığı nazara alınmadan yazılı gerekçe ile verilen cezanın ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesi, Yasaya aykırı, Müdahil vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün, isteme uygun olarak BOZULMASINA, 25.10.2000 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy