(556 S. KHK. m. 7, 61/A)
Dava: 551 Sayılı Kanuna muhalefetten sanıklar Abdullah ve Murat Ağca hakkında yapılan duruşma sonunda; beraatlerine dair Artova Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 28.5.1998 tarihli hükmün Yargıtayca incelenmesi, müdahil vekili tarafından süresinde istenilerek dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığının bozma isteyen 9.2.2000 tarihli tebliğnamesiyle daireye verilmekle dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: I- Sanık Abdullah ismi ihbar ve müdahale dilekçelerinde yazılı olmadığı cihetle, bu sanık yönünden temyiz yetkisi bulunmayan müdahil vekilinin temyiz isteminin CMUK.nun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
II- Müdahil vekilinin sanık Murat yönelik temyizine gelince;
1- 556 sayılı Kanun hükmünde kararnamenin 7. maddesinde, kararnamede öngörülen bütün davalarda görevli mahkemenin Adalet Bakanlığınca kurulacak ihtisas mahkemelerinin olduğu Asliye Ticaret ve Asliye Ceza Mahkemelerinden hangilerinin ihtisas mahkemeleri olarak görevlendirileceğini ve bu mahkemelerin yargı çevrelerini Adalet Bakanlığının teklifi üzerine Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun belirleyeceği hükmü mevcut olup, adı geçen Yüksek Kurulun 13.7.1995 gün ve 503 sayılı kararıyla, ihtisas mahkemeleri kuruluncaya kadar komisyonların bulunduğu Ağır Ceza Merkezlerinde olmak üzere Asliye Ceza Mahkemelerinin 2. Asliye Ceza Mahkemesi varsa 1 sayılı Asliye Ceza Mahkemesinin 2'den fazla ise 3 sayılı Asliye Ceza Mahkemesinin geçici olarak görevlendirilmesine ve yargı çevrelerini de adalet komisyonlarının merkez ve mülhakatları olan ilçeleri kapsayacak şekilde belirlenmesine karar verilmiş bulunmakla görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi gerekirken duruşmaya devamla yazılı şekilde hüküm tesisi, Kabule göre de;
2- Sanıkların yaptıkları iş ve meslekleri itibariyle suça konu taklit çayları fark ve tefrik edebilecek durumda bulunmaları karşısında malları fatura karşılığı almış olmanın sonucu etkilemeyeceğinden dava konusu çayların kaynağını tespit etmek amacıyla sanık Abdullah'ın Çaykur Bayii olup olmadığı sorulduktan sonra sanıkların ticari defter ve faturaları ile alımın yapıldığı firmanın ticari defter ve faturaların incelenmelerinin yapılarak menşeine inilip sanıklara satan firmanın Çaykur bayii olup olmadığı saptandıktan sonra karar verilmesi gerekirken eksik soruşturma ile hüküm tesisi,
3- Dava konusu çayların müsaderesi veya iadesi konusunda bir karar verilmemesi, Yasaya aykırı müdahil vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA, 12.04.2000 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy