(4922 S. K. m. 20)
Dava: 4922 sayılı kanuna muhalefetten sanık, Suphi hakkında yapılan duruşma sonunda, hükümlülüğüne dair Mersin 5. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 9.9.1998 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, sanık vekili tarafından süresinde istenilerek dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığının bozma isteyen 14.3.2000 tarihli tebliğnamesiyle daireye verilmekle dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 1- Genel amaçlı suç tespit tutanağı, sabıka kaydı, duruşmada alınan kimlik tespitinde sanığın baba adının Abdullah olarak belirtildiği ancak gelen nüfus kaydında Abdullah olarak gösterildiği gözetilerek aradaki çelişki giderilmeden gerekçeli karar başlığına da Abdullah olarak yazılması,
2- Ceza Genel Kurulu'nun 21.9.1987 gün ve 8-257/372 sayılı kararında da belirtildiği üzere hükmedilen cezanın tayin edilebilmesi için önce o suça kanunun koyduğu aşağı ve yukarı hadler arasında bir ceza tayin edilmesi bundan sonra ne nisbette misli artırıma tabi tutulduğu, toplam cezanın ne suretle belirlendiğinin her türlü denetime olanak verecek şekilde açıklanması gerekirken doğrudan doğruya sonuç para cezasının tayini suretiyle uygulama yapılması,
Sonuç: Yasaya aykırı, Sanık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün, istem gibi BOZULMASINA, 02.06.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy