(4208 S. K. m. 2) (765 S. K. m. 296, 345)
Dava: 4208 sayılı kanuna muhalefetten sanıklar, Ahmet ve arkadaşları haklarında yapılan duruşma sonunda; hükümlülüklerine ve zoralıma dair K. 1.Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 30.12.1999 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, sanıklar vekili tarafından süresinde istenilerek dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığının onama isteyen 9.3.2000 tarihli tebliğnamesiyle daireye verilmekle dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Sanıkların K.K.T.C.'nde kurulmuş bulunan F. Bank Off Shorl Ltd. adlı bankanın sahip ve ortağı oldukları 1995-1997 yılları içerisinde kendi paralarını dışardan sağlanan kredi gibi kendi ülkesine getirme (Loan-Back) yöntemi işlemlerle Kadıköy Suadiye de bulunan K. T.A.Ş Suadiye Şubesine gönderilmesi suretiyle kara para akladıklarından bahisle dava açılmıştır.
Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kurulunun 21.7.1998 günlü raporunda özetle Ahmet ve Türkan çiftinin en büyük ortağı olduğu F... Bank Off Shorl Ltd.'in komisyon karşılığı kredi mektubu Fon Teyit mektubu gibi sahte bankacılık belgeleri düzenlediği karşılığında komisyon ücreti alındığı TCK.'nun 345. maddesinde hüküm altına alınan fiili işlemek suretiyle bu tür belgelerden elde edilen paraları yapılan kredi sözleşmeleri çerçevesinde yurtdışından sağlanan kredi gibi gösterdikleri, kredi sözleşmesi olarak sunulan belgelerin gerçek bir kredi ilişkisine dayanan belgeler olmadığı düşünüldüğü belirtilmiştir.
7.6.1999 günlü bilirkişi heyeti raporunda ise heyetimizde kara paranın aklandığı şüphesi doğmuştur. Bu dolaşan paranın menşei heyetimiz tarafından tespit edilememiştir. Bu para yasaya aykırı yollardan elde edilmişse suç oluşur. Ancak bu konuda dosya münderecatına göre şüphe vardır, denilmektedir.
Kara para kaynağının meşru olduğu ispat edilemeyen gelir diye düşünülebilir. 4208 sayılı yasanın 2. maddesi uyarınca kara para anılan yasa maddesinde sayılan fiillerin işlenmesi suretiyle elde edilen para veya para yerine geçen her türlü kıymetli evrakla, mal veya gelirleri veya bir para biriminden diğer bir para birimine çevrilmesi de dahil sözü edilen para evrak, mal veya gelirlerin birbirine dönüştürülmesinden elde edilen her türlü maddi menfaat ve değeri;
Kara para aklama suçu da, TCK.'nun 296. maddesinde belirtilenler haricinde anılan yasanın 2/a maddesinde sayılan fiillerin işlenmesi suretiyle elde edilen kara paranın elde edenlerce meşruiyet kazandırılması amacıyla değerlendirilmesi, bu yolla elde edildiği bilinen kara paranın başkalarınca iktisap edilmesi, bulundurulması, elde edenlerce veya başkaları tarafından kullanılması, kaynak veya niteliğinin veya zilyet, ya da malikinin değiştirilmesi, gizlenmesi veya sınır ötesi harekete tabi tutulması ve bu hareketin gizlenmesi, yukarıda belirtilen suçların hukuki sonuçlarından failin kaçmasına yardım etmek amacıyla kaynağının veya yerinin değiştirilmesi veya transfer yoluyla aklanması veya kara paranın tespitini engellemeye yönelik fiilleri ifade etmektedir.
Mali suçları araştırma kurulunun kesinlik arz etmeyen raporuna dayalı olarak açılan davada mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesindeki raporda da suç unsurlarının kesin tespit edilemeyip şüpheli bir durumun varlığından bahsedilmiş olması, sanıkların hissedarı oldukları bankanın Kıbrıs Merkez Bankası'nca denetlenmesinde yasaya aykırı işleminin tespit edilemediğinin bildirilmesi karşısında; dava konusu yapılan paranın elde ediliş şekli ve bundaki aykırılıkların belgelerdeki sahtecilik sonucu elde edinildiği kesin olarak tespit edilip saptanarak hasıl olacak sonuca nazaran sanıkların hukuki durumlarının tayini gerekirken eksik soruşturmayla yazılı şekilde hüküm tesisi,
Sonuç: Yasaya aykırı, Sanıklar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün, isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 05.05.2000 günü oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy