(5237 S. K. m. 59) (1918 S. K. m. 47)
Dava: 1918 sayılı kanuna muhalefetten sanıklar M. E. ve arkadaşları haklarında yapılan duruşma sonunda: Sanıklardan M. E. ve M. P.'ın hükümlülüklerine ve zoralıma diğer sanıklar haklarındaki kamu davasının TCK'nun 102/4 ve 104/2 maddeleri gereğince ortadan kaldırılmasına dair Hatay Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 16.6.1998 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık M. E. ile müdahil idare vekilleri ve sanık M. P. tarafından süresinde istenilerek dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığının onama ve bozma isteyen 7.3.2000 tarihli tebliğnamesiyle daireye verilmekle dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: I- Yapılan duruşmaya toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere gösterilen gerekçeye ve takdire göre müdahil idare vekilinin sanıklar Ö. K., Ö. Ö., M. D. ve Ş. Y.'a yönelik yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle bu sanıklar hakkında verilen kararın istem gibi ONANMASINA,
II- Sanık M. E. vekili ve sanık M. P. ile müdahil idare vekilinin bu sanıklara yönelik temyizine gelince,
Dava konusu sigaralar hakkında veya satılarak tasfiye edilmişler ise satış bedelleri hakkında mahallinde her zaman karar alınması mümkün görülmüştür.
Sair temyiz itirazları yerinde değilse de;
1- 3291 sayılı yasa ile sigara tekel eşyası olmaktan çıkartılarak gümrük eşyasına dönüşmüş ise de tek ithalatçısının Tekel İdaresi olduğu gözetilerek, dava konusu yabancı menşeli sigaralardan Tekel İdaresi tarafından ithal edildiği bildirilen Camel Marka sigaraların anılan idare tarafından bildirilen cif değerine göre, Tekel tarafından ithal edilmediği bildirilen Monte Carlo marka sigaraların ise bilirkişiler heyeti tarafından belirlenen cif değeri üzerinden Gümrük İdaresine suç tarihindeki mevzuata uygun olarak gümrüklenmiş değeri hesaplattırılarak hükme esas alınması gerekirken, her iki marka sigaranın da bilirkişiler tarafından belirlenen cif değerine itibar edilerek hesaplanan gümrüklenmiş değerin hükme esas alınması,
Kabul ve uygulamaya göre ise,
2- Gümrük idaresi tarafından resen düzenlenen 25.9.l989 tarihli kaçak eşyaya mahsus tespit varakası ile hükme esas alınan 20.4.l998 tarihli bilirkişiler heyeti raporunda ki gümrüklenmiş değere esas alınan ve gümrüklenmiş değerin unsurlarını oluşturan vergi ve diğer devlet alacakları arasındaki çelişkilerin suç tarihindeki mevzuata uygun bir şekilde giderildikten sonra hükme esas alınması gerektiğinin düşünülmemesi,
3- TCK'nun 59. maddesinin uygulanmasında hesap hatası sonucu sanıklara eksik hürriyeti bağlayıcı ceza tayini,
4- Sanıklara hürriyeti bağlayıcı ceza tayin edildiği halde, müdahil idare lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmemesi,
5- Nisbi vekalet ücreti ve nisbi harcın tahsil biçiminin karar yerinde gösterilmemesi ve nisbi vekalet ücretinin de eksik tayini,
6- Kaçak eşya taşınmasında kullanılan nakil vasıtasının 1918 sayılı yasanın 47.maddesi uyarınca zoralımına, zoralım gerçekleştiğinde yatırılan teminatın iadesine aksi halde irad kaydı yerine, yazılı şekilde hüküm tesisi,
7- Sanıkların tayin olunan hürriyeti bağlayıcı cezaya TCK'nun 59. maddesi uygulanarak cezalarından indirim yapıldığı halde, tazmini para cezalarını ödemede aczleri halinde çekmeleri gereken hapis cezalarına da uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
Yasaya aykırı ve,
8- Hükümden sonra 1.8.l999 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 4421 sayılı yasayla değişik 647 sayılı yasanın 5.maddesi uyarınca sanıkların tazmini para cezalarını ödemede aczleri halinde çekmeleri gereken hapis cezalarının, sanıklar lehine belirlenmesinin gerekmesi,
Sonuç: Bozmayı icabettirmiş olup, sanık M. E. vekili, sanık M. P. ve müdahil idare vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün isteme uygun olarak bozulmasına, 9.5.2000 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy