(1618 S. K. m. 29, 30) (765 S. K. m. 59) (647 S. K. m. 6) (Seyahat Acentaları Birliği Yönetmeliği m. 4)
Dava: 1618 sayılı Kanuna muhalefetten sanık, M. İ. hakkında yapılan duruşma sonunda: Hükümlülüğüne dair Bursa 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nden verilen 28.10,1998 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, sanık tarafından süresinde istenilerek dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığının bozma isteyen 17.4.2000 tarihli tebliğnamesiyle daireye verilmekle dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
1618 sayılı Yasanın 29 ve 30.maddeleri ve 15.6.1973 günlü Resmi Gazete'de yayınlanan Seyahat Acentaları Birliği Yönetmeliği'nin 4/f maddesindeki hüküm dikkate alınarak TÜRSAB'in davaya müdahale yetkisi bulunmakla müdahillik yönünden tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Para cezasının eksik tayini, temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni sayılmamıştır.
Karar: 1- Sanığın aşamalardaki savunmaları nazara alınarak; sanığın mesleği, ne işle meşgul olduğu, dava konusu fiili kazanç maksadı haline getirip getirmediği, acentesi bulunup bulunmadığı araştırılıp, ayrıca tura katılan kişilerin kimler olduğu sanıktan sorularak tespiti halinde bu kişiler ile otobüs şoförü E. C. tanık sıfatıyla dinlendikten sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik soruşturma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre de;
2- Sanık duruşmadaki savunmasında hakkında lehe olan hükümlerin uygulanmasını istediği halde, TCK. nun 59 ve 647 sayılı yasanın 6. maddesinin uygulanması hususunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünde hükmün, BOZULMASINA, 21.09.2000 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy