(2279 S. K. m. 17)
2279 sayılı kanuna muhalefetten sanık, Ali hakkında yapılan duruşma sonunda, hükümlülüğüne dair İkizce Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 3.12.1998 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, sanık tarafından süresinde istenilerek dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığının bozma isteyen 15.5.2000 tarihli tebliğnamesiyle daireye verilmekle dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
2279 sayılı yasanın 2520 sayılı yasa ile değişik 17. maddesinde tefecilik edenlerin 6 aydan 2 seneye kadar hapis cezasıyle birlikte 100 bin liradan 1 milyon liraya kadar ağır para cezası ile cezalandırılacağı düzenlenmiş bulunduğu gözetilmeden hapis cezasının eksik tayini ve 3506 sayılı yasanın ek 1. maddesi uygulanmayarak para cezasının noksan tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2520 sayılı yasayla değişik 2279 sayılı yasanın 17. maddesinde bu kanun uyarınca verilecek cezaların tecil edilemeyeceğine dair bir hüküm bulunmadığı nazara alınmadan yazılı gerekçe ile verilen cezanın ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesi, Yasaya aykırı, Sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünde hükmün, isteme uygun olarak BOZULMASINA, 22.09.2000 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy