(556 S. KHK m. 71) (765 S. K. m. 119)
Dava: 551 sayılı kanuna muhalefetten sanık, Fikret hakkında yapılan duruşma sonunda; Hükümlülüğüne, zoralıma ve tecile dair Merzifon Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 13.10.1998 tarihli hükmün Yargıtayca incelenmesi, müdahil vekili tarafından süresinde istenilerek dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığının bozma isteyen 15.5.2000 tarihli tebliğnamesiyle daireye verilmekle dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 1- 556 sayılı K.H.K.nin 71. maddesinde kararnamede öngörülen bütün davalarda görevli mahkemenin Adalet Bakanlığınca kurulacak İhtisas Mahkemelerinin olduğu Asliye Ticaret ve Asliye Ceza Mahkemelerinden hangilerinin İhtisas Mahkemeleri olarak görevlendirileceğini ve bu mahkemelerin yargı çevrelerini Adalet Bakanlığının teklifi üzerine Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun belirleyeceği hükmü mevcut olup; adı geçen Yüksek Kurul 13.7.1995 gün ve 503 sayılı kararıyla İhtisas Mahkemeleri kuruluncaya kadar, komisyonların bulunduğu ağır ceza merkezlerinde olmak üzere, Asliye Ceza Mahkemelerinin 2 Asliye Ceza Mahkemesi varsa 1 sayılı Asliye Ceza Mahkemesinin, ikiden fazla ise 3 sayılı Asliye Ceza Mahkemesinin geçici olarak görevlendirilmesine ve yargı çevrelerinin de adalet komisyonlarının merkez ve mülhakatları olan ilçeleri kapsayacak şekilde belirlenmesine karar vermiş bulunmakla, görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi gerekirken duruşmaya devamla yargılamanın sonuçlandırılması,
2- Gıda maddeleri satan sanığın mesleği itibariyle taklit edilmiş eşyayı fark ve tefrik edebileceği gibi çayları bayiinden alması gerekirken ucuz fiyata pazarlamacıdan aldığı da gözetilerek 551 sayılı kanunun 51/B maddesinin uygulanması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule ve uygulamaya göre de;
3- Uygulanan yasa maddesinde sadece para cezası müeyyidesi öngörüldüğü cihetle TCK.nun 119. maddesi uyarınca sanığa ön ödeme ihtaratında bulunulup sonucuna göre bir hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
4- Hükmedilen cezanın tayin edilebilmesi için önce o suça kanunun koyduğu aşağı ve yukarı hadler arasında bir ceza tayin edilmesi, bundan sonra ne nisbette misli artırıma tabi tutulduğu, toplam cezanın ne suretle belirlendiğinin her türlü denetime olanak verecek şekilde açıklanması gerekirken doğrudan doğruya sonuç cezanın tayini suretiyle uygulama yapılması,
Sonuç: Yasaya aykırı, müdahil vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün, isteme uygun olarak BOZULMASINA, 29.9.2000 günü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy