(1380 S. K. m. 5, 6, 7, 20, 21, 24, 32, 36) (765 S. K. m. 119)
Dava: 1380 ve 4922 sayılı kanunlara muhalefetten sanık, Orhan hakkında yapılan duruşma sonunda: Kamu davasının TCK. nun 119.maddesi gereğince ortadan kaldırılmasına ve zoralıma dair Marmara/Ereğli Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 4.11.1998 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, müdahil vekili tarafından süresinde istenilerek dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığının bozma isteyen 30.5.2000 tarihli tebliğnamesiyle daireye verilmekle dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Müdahil vekilinin denizden kum alınması suçuna yönelik hükmü temyiz etmiş bulunduğu gözetilerek yapılan temyiz incelemesinde;
1- 1380 sayılı yasanın 32.maddesine göre su ürünleri yasasına muhalefet suçlarına ait takibatın 3005 sayılı Meşhut Suçlar Kanunu Hükümlerine göre yapılacağı, umumi hükümlere göre 4922 sayılı yasaya muhalefet suçundan açılan davalarla birlikte görülemeyeceğinin düşünülmemesi,
2- 1380 sayılı Su Ürünleri Kanununun 32/2.maddesinde 20, 21, 24. maddelerdeki suçlara ait davaların Asliye Ceza Mahkemelerinde, bu kanunda yazılı diğer suçlara ait davaların Sulh Ceza Mahkemelerinde görüleceği amir hükmü bulunmasına nazaran anılan yasanın 36/b maddesinde belirtilen suça bakmanın Sulh Ceza Mahkemesinin görevine girdiği gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken duruşmaya devamla yargılamanın sonuçlandırılması,
3- Sanığın kum aldığı ileri sürülen yerin 1380 sayılı yasanın 5, 6, 7. maddelerinde açıklanan Su Ürünleri üreme ve istihsal yerlerinden olup olmadığı merciinden sorulup ve suç tespit tutanağına göre kıyı kanunu kapsamında bulunan yerlerden olup olmadığı hususu zabıt mümzileri dinlenilerek tespit edilip sonucuna göre suç niteliğinin belirlenmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde uygulama yapılması,
4- 1380 sayılı kanunun 36/b-2.maddesine göre, sanığa tayini gereken para cezasının suç tarihide dikkate alınarak 114.000.000 TL olduğu gözetilerek ön ödeme ihtarında bulunulması gerekirken yazılı şekilde ve eksik miktar üzerinden yapılan önödeme önerisine dayalı olarak davanın ortadan kaldırılmasına karar verilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, müdahil vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün, isteme uygun olarak BOZULMASINA, 06.10.2000 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy