(1380 S. K. m. 36) (765 S. K. m. 19, 55, 119) (1412 S. K. m. 138, 141)
Dava: 1380 sayılı kanuna muhalefetten sanıklar, Necmettin ... ve Hakan ... haklarında yapılan duruşma sonunda, hükümlülüklerine ve tecile dair Tutak Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 8.3.2000 tarihli hükmün Yargıtayca incelenmesi, Üst ve Yerel Cumhuriyet Savcıları tarafından süresinde istenilerek dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığının bozma isteyen 16.5.2001 tarihli tebliğnamesiyle daireye verilmekle dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: I- 1380 sayılı yasanın 36/g-2 maddesinde 50.000 liradan 200.000 liraya kadar ağır para cezası öngörülmekte olup, TCK.nun 119/4 maddesi gereğince ön ödemeye uyulmaması halinde yarı oranında artırım yapılmasının mümkün olduğu, ancak 4421 sayılı kanunun 4. maddesi ile TCK.nun Ek 1. maddesinin (b) bendinin, 3 nolu bölümünde yapılan değişikliğe göre maddede öngörülen hafif para cezasının 393 misli artırılması gerekeceği, buna göre madde de öngörülen hafif para cezasının 19.650.000 liradan 78.600.000 liraya kadar olduğu ancak bu miktarların 4421 sayılı yasayla değişik TCK.nun 19. maddesinde öngörülen 60.000.000 liradan az olduğu için 1380 sayılı yasanın 36/g-2 maddesi gereğince 60.000.000 lira ağır para cezasına hükmedilmesi gerekeceği TCK.nun 119/4. maddesi gereğince alt ve üst sınırı belli olan hallerde ön ödemede bulunulmaması halinde, üst haddi geçmemek üzere yarı oranında artırım yapılabileceği, bu durumda madde de öngörülen ağır para cezasının üst haddinin TCK.nun 19. maddesi de nazara alındığında suç tarihi itibariyle 78.600.000 lira olduğu ve TCK.nun 119/4. maddesi ile yapılan artırım sonucu bu miktarın geçilemeyeceği nazara alınmadan 90.000.000 liraya çıkarılmak suretiyle fazla ceza tayini,
Kabule göre de;
II- Suç tarihinde 18 yaşından küçük olan sanıklar hakkında tayin olunan cezadan TCK.nun 55/3. maddesi gereğince indirim yapılmaması,
III- 18 yaşından küçük olan sanıklara CMUK.nun 138. maddesine göre zorunlu olarak müdafii atanmış olduğu halde, aynı yasanın 141. maddesi uyarınca müdafiinin duruşmaya gelmemesi halinde derhal bir müdafii atanabileceği hükmü gözetilmeden müdafiinin yokluğunda mahkumiyet kararı verilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, Yasaya aykırı, Üst ve Yerel Cumhuriyet Savcılarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA, 03.07.2001 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy