(647 S. K. m. 5) (765 S. K. m. 59) (1918 S. K. m. 27, 33) (4250 S. K. m. 1)
Dava: 1918 sayılı Kanuna muhalefetten sanıklar M. ve arkadaşları haklarında yapılan duruşma sonunda: Sanık M.'in beraatine, diğer sanıkların hükümlülüklerine ve zoralıma dair (Kilis Ağır Ceza Mahkemesi)nden verilen 8.5.2001 tarihli hükmün Yargıtayca incelenmesi, müdahil idare vekili ve sanıklar M. ile C. vekili tarafından süresinde istenilerek, bu sanıklar vekili yönünden de duruşmalı inceleme isteğinde bulunan dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığının bozma isteyen 17.8.2001 tarihli tebliğnamesiyle daireye verilmekle, usulüne uygun olarak yapılan tebligata rağmen duruşmaya gelmeyen ve bir vekilde göndermeyen sanık C. hakkındaki temyiz incelemesinin duruşmasız olarak, sanık M. hakkında tayin olunan cezanın miktar ve niteliği itibariyle temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına oybirliği ile karar verildikten Yargıtay Cumhuriyet Savcısının düşüncesi alındıktan ve sanık M. vekili M. savunmasını yaptıktan sonra dosyadaki kağıtlar okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 1- Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre, müdahil idare vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle sanık M.'in beraatine dair hükmün (ONANMASINA),
II. Sanıklar M. ve C. vekili ile müdahil idare vekilinin bu sanıklara yönelik temyizlerine göre yapılan incelemede,
Sanıklar haklarında yapılan duruşma sonunda toplanan deliller karar yerinde irdelenerek suçlarının sübutu kabul edilmiş , olay niteliği ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç vasfı tayin, cezayı arttırıcı ve indirici sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde aşağıda gösterilen sebepler dışında bir isabetsizlik bulunmamış olduğundan sanık M. vekilinin temyiz dilekçesi ve duruşmalı inceleme sırasında, sanık C. vekili ve müdahil idare vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri sübuta, vasfa ve sair hususlara değinen temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanık M.'nın yasal olmayan yollardan temin ettiği dava konusu eşyaların bir kısmını sanık C.'in evine bıraktığı ve bununda yabancı menşeli ve kaçak olduğunu bildiği halde evinde muhafaza ettiği cihetle, eyleminin kaçakçılık cürmüne yardımdan öteye giden asli iştirak niteliğinde bulunduğu gözetilmeden yardımcı fail kabul edilerek hükmolunan cezadan 1918 sayılı Yasanın 33/1 maddesi ile indirim yapılması.
2- 20.1.2001 gün ve 24293 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 4619 sayılı Yasa, 4250 sayılı İspirto ve İspirtolu İçkiler İnhisarı Kanununun 1. maddesini değiştirmek suretiyle her türlü ispirto ve ispirtolu içkilerin gümrük eşyasına dönüştüğü cihetle, bilirkişi heyetinin belirlediği CİF değer üzerinden tüm alkollü içkilerin gümrüklenmiş değerinin suç tarihindeki mevzuata göre Gümrük İdaresine hesaplattırılarak cezaya esas alınması gerektiği gözetilmeden, bir kısım içkilerin tekel eşyası olduğundan bahisle ve bilirkişi heyetinin belirlediği gümrüklenmiş değere itibar edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi,
3- Sanık M.'ya ait olup sanık C.'in evinde zaptedilen eşyalar yönüyle sanıkların toplu kaçakçılık suçundan, işyerinde ele geçen eşyalar bakımından da sanık M.'nın münferit ticari kaçakçılık suçundan mahkumiyetlerine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabul ve uygulamaya göre de,
4- Sanıklarda zaptedilen C. marka içkiler 12 adet olduğu halde bilirkişi heyetinin 24 adet içki üzerinden belirledikleri CİF değere itibar edilerek fazla ceza tayini,
5- Sanık C. yönüyle 1918 sayılı Yasanın 27/2-3 maddeleri uyarınca temel ceza tayin edilip anılan Yasanın 33/son maddesi ile artırım yapıldıktan sonra 33/1 maddesi gereğince indirim yapılması gerektiğinin düşünülmemesi ve bu şekilde yapılan uygulamada da hürriyeti bağlayıcı cezanın 3 yıl 8 ay yerine yazılı şekilde fazla hesaplanması,
6- Toplu kaçakçılık suçundan mahkumiyetine karar verilen sanık C. hakkında 1918 sayılı Yasanın 33/1 maddesi uygulandığına göre hükmolunan tazmini para cezası, nisbi harç ve nisbi vekalet ücretinin tamamından sanık M.'nın ikili birli kural gereği hissesine isabet eden tazmini para cezası nisbi harç ve nisbi vekalet ücretlerinden de sanık C.'in sorumlu olması koşuluyla sanıklardan müteselsilen tahsiline karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
7- Hüküm tarihi itibariyle binde 54 yerine binde, 36 üzerinden hesapla nisbi harcın eksik tayini,
8- Maktu vekalet ücreti ve yargılama giderinin sanıklardan müteselsilen tahsili yerine müştereken ve eşit olarak alınmasına hükmolunması,
9- 4421 sayılı Yasa ile değişik 647 sayılı Yasanın 5. maddesinde mahsup miktarlarının her yıl yeniden değerleme oranına göre artırılacağının öngörüldüğü cihetle, sanıkların tazmini para cezasını ödemede acze düşüp hapse çevrilmesi gereken tarihte yürürlükte olacak yeniden değerleme oranına göre infaz sırasında hesaplanması gerektiği gözetilerek çevrili hapis süresinin gösterilmemesi, ancak hürriyeti bağlayıcı cezadan TCK.nun 59. maddesi ile indirim yapıldığından, ödeme acze düşmeleri halinde tazmini para cezasından anılan madde ile ve aynı oranda eksiltme yapılarak infazı gereken sürenin belirlenmesi gerektiğine işaret edilmesi ile yetinilmesi yerine, çevrili hapis süresinin gösterilmesi suretiyle infazın tahdit eder şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, sanık M. vekilinin temyiz dilekçesi ve duruşmalı inceleme sırasında, sanık C. vekili ve müdahil idare vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün (BOZULMASINA), 26.12.2001 günü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy