(1918 S. K. m. 49) (765 S. K. m. 59, 102, 104) (647 S. K. m. 5) (1086 S. K. m. 284)
Dava: 1918 sayılı kanuna muhalefetten sanıklar Alican Albulak ve arkadaşları haklarında bozma üzerine yapılan duruşma sonunda, sanık Sadun Kaya hakkında açılan kamu davasının TCK'nun 102/4 ve 104/2.maddeleri gereğince zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına, diğer sanıkların hükümlülüklerine ve müsadereye dair Üsküdar 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 26.1.2000 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi müdahil idare vekili ve sanıklar Alican Albulak, Özcan Albulak, Nurettin Eren, Ahmet Erinç ile Yusuf Tuğrul Özer vekilleri tarafından süresinde istenilerek, sanıklar Alican Albulak, Özcan Albulak, Nurettin Eren ve Ahmet Erinç vekilleri yönünden de duruşmalı inceleme isteğinde bulunulan dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığının onama ve düzeltilerek onama isteyen 21.9.2001 tarihli tebliğnamesiyle daireye verilmekle, usulüne uygun olarak yapılan tebligata rağmen duruşmaya gelmeyen ve bir vekil de göndermeyen sanık Özcan Albulak hakkındaki temyiz incelemesinin duruşmasız olarak, diğer sanıklar haklarında tayin olunan cezanın miktar ve niteliği itibariyle temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına oybirliğiyle karar verildikten Yargıtay Cumhuriyet Savcısının düşüncesi alındıktan ve sanıklar vekilleri Av. Emin Canacankatan, Av. Affan Avgın ve Av. Halil Şeker savunmalarını yaptıktan sonra dosyadaki kağıtlar okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: I- Sanık Sadun Kaya hakkında düzenlenen ek iddianameden sonra, davadan haberdar bulunan Hazine vekili usulüne uygun olarak düzenlenmiş bir dilekçe ile davaya katılıp müdahil sıfatını almadığından, anılan sanığa yönelik temyiz inceleme isteğinin CMUK'nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II- Sanıklar Alican Albulak, Özcan Albulak, Ahmet Erinç, Yusuf Tuğrul Özer ve Nurettin Eren vekilleri ile müdahil idare vekilinin bu sanıklara yönelik temyizlerine gelince,
1- Bozmaya uyulduğuna göre, 4.9.1990/30556 gün ve sayılı gümrük giriş beyannamesinde 85179098 gümrük tarife istatistik pozisyonunda %1 vergi haddine tabi 19.200 adet telefakslara ait aksam ve parçaların ithali beyan edildiği halde, 20.9.1990 günü yapılan ikinci muayenesinde 85171019 GTİP'da %10 vergi haddi ve adedinde 10 ABD Doları toplu konut fonuna tabi ahizesiz çevirmeli kullanılmış telefon makinaları ile telefon ahizeleri çıktığı tespit edildiğine göre mahkumiyete esas alınan eşyaların cinsine nazaran konusunda uzman olup imalatları ile uğraşan kişiler ile GTİP'ları uygulamasında bilgi sahibi elemanlardan seçilecek bilirkişi heyetine dava konusu eşyalar incelettirilerek, dava konusu eşyaların cins ve nitelikleri itibariyle beyannamede gösterilen eşyaya uygun olup olmadığı ve cif değerinin tereddüde yer vermeyecek biçimde tespit ettirilmesi, bunların yanında birleşen dosyadaki soruşturma raporunda belirtilen Halkalı Gümrüğünden gerçekleştirilen ithalatlar için ve sanıkların benzer eylemleri nedeniyle açılıp sonuçlanmış veya devam etmekte olan dava dosyaları varsa getirtilip incelenerek sanıkların hukuki durumlarının tayini ve eylemin 1918 sayılı yasanın 27/2 veya 27/1.maddelerine uyan toplu veya teşekkül halinde kaçakçılık niteliğinde bulunup bulunmadığının takdiri gerekirken bozmadan sonra 28.1.1997 günlü keşifte eşyaların kullanılmış olduğu belirlenmiş ise de GTİP'ları ve cif değerler konusunda bilgi sahibi olmadıklarını belirten bilirkişi heyeti raporuyla yetinilmesi ve uzman olmayan bilirkişinin giriş beyannamesinde yazılı cif değeri tekrarlayan beyanı esas alınıp yazılı şekilde hüküm tesisi,
2- 17.8.1990/888 gün ve sayılı giriş manifestosunun 38622972 numaralı konşimentosunda Sinsa firması adına gelen 240 karton kutuda 19.200 adet ahizesiz telefon makinası ve kablo bağlantılarının cins ve nitelikleri yönünden manifestosuna uygun olmadığı ve mahkemenin iş bu dosyası ile birleştirilen 1993/400 esas sayılı dosyasında da Metropar firması adına tescilli 17.7.1990/23835 gün ve sayılı beyanname ile 19.200 takım düşük vergili telefaÙ ve telefon aksamı ve Sinsa firması adına tescilli 10.7.1990/22709 gün ve sayılı beyanname ile 19.200 adet düşük vergili telefon makinası aksamı ithalatlarının gerçekleştiği ancak daha sonra araştırılmasında ithal edilen eşyaların gerçekte telefon cihazları hurdaları olduklarından bahisle dava açıldığı halde bu hususlarda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
3- Tazmini para cezasının sanıklardan tahsil şeklinin gösterilmemesi,
4- Toplu kaçakçılık suçundan mahkumiyetine karar verilen sanık Ahmet Erinç hakkında 1918 sayılı yasanın 49/2. maddesi uygulandığına göre hükmolunan tazmini para cezası, nisbi harç ve nisbi vekalet ücretinin tamamından sanıklar Alican Albulak, Özcan Albulak, Yusuf Tuğrul Özer ve Nurettin Eren'in, ikili birli kural gereği hissesine isabet eden tazmini para cezası, nisbi harç ve nisbi vekalet ücretinden de sanık Ahmet Erinç'in sorumlu olması koşuluyla sanıklardan müteselsilen tahsiline karar verilmesi gerekirken, tazmini para cezası bakımından sanık Ahmet Erinç'in hissesinden müstakilen ve tamamından müteselsilen sorumlu tutulması ve nisbi harç ile nisbi vekalet ücreti yönüyle ikili birli kuralın uygulanmaması,
5- Birleşen dosyadaki dava konusu eşyalar fiilen ithal edilip ele geçirilemedikleri halde müsaderelerine karar verilmesi,
6- Hüküm tarihi itibariyle nispi harcın binde 45 yerine binde 10 üzerinden hesapla eksik tayini,
7- 4421 sayılı yasa ile değişik 647 sayılı yasanın 5. maddesinde mahsup miktarlarının her yıl yeniden değerleme oranında arttırılacağının öngörüldüğü cihetle sanıkların tazmini para cezasını ödemede acze düşüp hapse çevrilmesi gereken tarihte yürürlükte olacak yeniden değerleme oranına göre infaz sırasında hesaplanması gerektiği gözetilerek çevrili hapis süresinin gösterilmemesi ancak hürriyeti bağlayıcı cezadan TCK'nun 59. maddesi ile indirim yapıldığından ödemede acze düşmeleri halinde tazmini para cezasından anılan madde ile ve aynı oranda eksiltme yapılarak infazı gereken sürenin belirlenmesi gerektiğine işaret edilmesi ile yetinilmesi yerine, çevrili hapis süresinin gösterilmesi suretiyle infazı tahdit eder şekilde hüküm tesisi,
Sonuç: Yasaya aykırı, müdahil idare vekili ve sanıklar vekillerinin temyiz dilekçelerinde, sanık Nurettin Eren ve vekili ile, sanıklar Alican Albulak ve Ahmet Erinç vekillerinin duruşmalı inceleme sırasında ileri sürdükleri temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, 06.03.2002 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy