(4250 S. K. m. 10, 31) (2559 S. K. m. 7, 8)
Dava: 4250 sayılı kanuna muhalefetten sanık, Ahmet ... hakkında yapılan duruşma sonunda, hükümlülüğüne ve ertelemeye dair Şile Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 16.5.2000 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, Mahalli Cumhuriyet Savcısı tarafından süresinde istenilerek dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığının bozma isteyen 12.11.2001 tarihli tebliğnamesiyle daireye verilmekle dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 1- Sanığın işletmeciliğini yaptığı Büfede izinsiz olarak açıktan alkollü içki sattığı kabul edildiğine göre 4250 sayılı kanunun 31. maddesi 24.6.1995 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 560 sayılı K.H.K ile yürürlükten kaldırılmakla eylem anılan yasa yönüyle müeyyidesiz kalmakla beraber anılan yasa maddesinin K.H.K ile kaldırılamayacağı ve yürürlükte olduğu kabul edilse dahi suçun bahsi geçen K.H.K nin yayınlanmasından sonra 20.1.2000 tarihinde işlenmiş olduğundan suç işleme kastının bulunmadığı, fiilinin 4250 sayılı yasanın 19 ve 2559 sayılı Polis Vazife ve Selahiyet Kanununun 7 ve 8. maddelerine nazaran değerlendirilmesi gerektiği gözetilerek sanığın isnat olunan suçtan beraatine, idari yönden gereğinin takdiri için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, Kabule göre de;
2- Sanık hakkında hürriyeti bağlayıcı cezaya hükmedilmemesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, Mahalli Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün, isteme uygun olarak BOZULMASINA, 04.12.2001 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy