(4250 S. K. m. 1, 25) (4733 S. K. m. 8) (765 S. K. m. 102)
Dava: 1918 sayılı kanuna muhalefetten sanıklar, Hamit Güneri ve Arkadaşları haklarında yapılan duruşma sonunda, sanıklar Fikrettin Oran, Hüseyin Dağ, Kemal Aksoy, Erol Kaya ve Sadık Arslan'ın beraatlerine, sanık Hamit Güneri hakkındaki kamu davasının 4616 sayılı yasanın 1/4 maddesi gereğince kesin hükme bağlanmasının ertelenmesine dair Üsküdar 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 16.3.2001 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, müdahil tekel idaresi vekili tarafından süresinde istenilerek dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığının onama ve bozma isteyen 12.6.2002 tarihli tebliğnamesiyle daireye verilmekle dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: I- Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre müdahil Tekel idaresi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle sanıklar Kemal Aksoy ve Sadık Arslan'ın beraatlerine ilişkin hükmün ONANMASINA,
II- Müdahil Tekel idaresi vekilinin sanıklar Fikrettin Oran, Hüseyin Dağ ve Erol Kaya haklarındaki hükme yönelik temyizine göre yapılan incelemede,
20.1.2001 tarihinde yürürlüğe giren 4619 sayılı yasa ile 4250 sayılı kanunun 1.maddesinde yapılan değişiklik uyarınca sanıklara atılı eylemin kaçakçılık suçunu oluşturmayacağı, ancak yerli sahte rakı üretmek şeklinde gelişen eylemin subutu halinde 4250 sayılı kanunun 25. ve hükümden sonra 9.1.2002 tarihinde yürürlüğe giren 4733 sayılı yasanın 8.maddesinde öngörülen suçları oluşturabileceği cihetle, sanıklar Fikrettin Oran, Hüseyin Dağ ve Erol Kaya'nın sorgularının yapıldığı 24.4.1998, 30.4.1999, 21.6.1999 tarihleri itibariyle temyiz inceleme gününde TCK. nun 102/4 maddesinde öngörülen zamanaşımı tahakkuk etmiş bulunduğundan bu sanıklar hakkındaki hükmün BOZULMASINA, anılan madde uyarınca sanıklar Fikrettin Oran, Hüseyin Dağ ve Erol Kaya hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ORTADAN KALDIRILMASINA,
III- Müdahil Tekel Vekilinin sanık Hamit Güneri hakkındaki temyizine gelince,
Sonuç: Davanın kesin hükme bağlanmasının ertelenmesine ilişkin karar nihai hüküm niteliğinde bulunmadığından temyizi kabil olmayıp, itirazı mümkün bulunduğu cihetle, temyiz itiraz mahiyetinde kabul edilerek mahallinde değerlendirilmek üzere bu sanık yönüyle inceleme yapılmaksızın dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.07.2004 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy