(765 S. K. m. 274, 81) (560 S. KHK. m. 4, 18/A)
560 sayılı Kanun hükmünde kararnameye muhalefetten sanık, Veli hakkında yapılan duruşma sonunda: Hükümlülüğüne ve tecile dair (Kep sut Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 13.3.2001 tarihli hükmün Yargıtayca incelenmesi, sanık ve Mahalli Cumhuriyet Savcıları tarafından süresinde istenilerek dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığının bozma isteyen 7.6.2002 tarihli tebliğnamesiyle daireye verilmekle dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık hakkında, süt mamulleri ürettiği fabrikasını işyeri açma ruhsatı almadan işlettiğinden mühürlenerek kapatılmasına rağmen mühürlerini bozarak işletmeye devam ettiğinden bahisle kamu davası açıldığı 560 sayılı KHK.nin 4. maddesine göre "Gıda maddeleri üreten işyeri kurmak isteyen gerçek veya tüzel kişiler, bu işyerleri imalata geçmeden önce Sağlık Bakanlığına müracaat ederek "işyerinin" taşıması gereken asgari teknik ve hijyenik şartlara göre çalışma izni almak" zorunda oldukları ve bu hükme aykırı davranışın yaptırımının aynı kararnamenin 18/A-a maddesinde öngörülen idari para cezasını gerektirdiği yine aynı kararnamenin 18/a maddesinde ise insan sağlığının korunması amacıyla gıda maddeleri üreten işyerlerinin 4. madde gereği taşıması gereken asgari teknik ve hijyenik şartlarını devam ettirmesi esas olup bu şartları kaybetmeleri halinde ise faaliyetlerini devam ettiremeyeceklerinin öngörüldüğü ve müeyyidesinin de "belirtilen şartlara uymayan işyerleri bu şartları yerine getirinceye kadar kapatılıp mühürlenir" ancak mühür fekki halinde bu fiili işleyenlere hapis ve ağır para cezası verilir şeklinde 18/A-h maddesinde belirtildiği bu yasal düzenlemelere nazaran çalışma izni olmadan süt mamulleri üretmenin idari para cezasını gerektirdiği ancak usulüne uygun açılmış işyerleri için öngörülen asgari, teknik ve hijyenik şartların devam ettirilmemesi halinde 560 sayılı KHK.nin 4128 sayılı Yasa ile değişik 18/A-h maddesi uyarınca uygulama yapılabileceği dikkate alınıp iddianamedeki tavsifde belirtilen TCK.nun 274. maddesinde düzenlenen mühür fekki suçunun oluştuğu ve delillerin takdir yetkisinin Asliye Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken yazıcı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2- Davaya bakma görevinin Asliye Ceza Mahkemesine ait olduğunun düşünülmemesi,
3- Hazır bulunan sanığa dosyada mevcut doğum ve sabıka kayıtlarının okunarak diyeceğinin sorulmaması,
4- Uygulama maddesinin 18/A-h yerine yazılı şekilde gösterilmesi,
5- Tekerrüre esas sabıkası olan sanık hakkında TCK.nun 81. maddesinin uygulanmaması,
Yasaya aykırı, sanık ve Mahalli Cumhuriyet Savcılarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün istem gibi (BOZULMASINA), 9.10.2002 günü oybirliği ile karar verildi.
YKD Nisan 2003
Full & Egal Universal Law Academy