(765 S. K. m. 274) (647 S. K. m. 4) (560 S. KHK. m. 4, 18/A)
Dava: 4128 sayılı kanuna muhalefetten sanık Cavit Keserci hakkında yapılan duruşma sonunda; hükümlülüğüne dair Küçükçekmece 2.Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 13.6.2001 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından süresinde istenilerek dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığının onama isteyen 29.5.2002 tarihli tebliğnamesiyle daireye verilmekle dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 1- Sanık hakkında yemek üretim tesisini işyeri açma ruhsatı almadan işlettiğinden mühürlenerek kapatılmasına rağmen mühürlerini bozarak işletmeye devam ettiğinden bahisle kamu davası açıldığı 560 sayılı KHK'nin 4. maddesine göre Gıda maddeleri üreten işyeri kurmak isteyen gerçek veya tüzel kişiler, bu işyerleri imalata geçmeden önce Sağlık Bakanlığına müracaat ederek işyerinin taşıması gereken asgari teknik ve hijyenik şartlara göre çalışma izni almak zorunda oldukları ve bu hükme aykırı davranışın yaptırımının aynı kararnamenin 18/A-a maddesinde öngörülen idari para cezasını gerektirdiği yine aynı kararnamenin 18/a maddesinde ise insan sağlığının korunması amacıyla gıda maddeleri üreten işyerlerinin 4. madde gereği taşıması gereken asgari teknik ve hijyenik şartlarını devam ettirmesi esas olup bu şartları kaybetmeleri halinde ise faaliyetlerini devam ettiremeyeceklerinin öngörüldüğü ve müeyyidesinin de belirtilen şartlara uymayan işyerleri bu şartları yerine getirinceye kadar kapatılıp mühürlenir ancak mühür fekki halinde bu fiili işleyenlere hapis ve ağır para cezası verilir şeklinde 18/A-h maddesinde belirtildiği bu yasal düzenlemelere nazaran çalışma izni olmadan yemek üretmenin idari para cezasını gerektirdiği ancak usulüne uygun açılmış işyerleri için öngörülen asgari teknik ve hijyenik şartların devam ettirilmemesi halinde 560 sayılı KHK'nin 4128 sayılı yasa ile değişik 18/A-h maddesi uyarınca uygulama yapılabileceği dikkate alınıp iddianamedeki tavsifte belirtilen TCK'nun 274. maddesinde düzenlenen mühür fekki suçunun oluştuğu gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre de;
2- Hükmolunan hürriyeti bağlayıcı ceza 647 sayılı yasanın 4. maddesi uyarınca paraya çevrilirken suç tarihine göre 2 milyon yerine 3.042.000 liradan hesaplanması suretiyle sanığa fazla ceza tayini,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA 17.12.2002 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy