(647 S. K. m. 5) (1136 S. K. m. 164) (765 S. K. m. 59)
Dava: 1918 sayılı kanuna muhalefetten sanıklar, Muhammet Dilsiz ve Arkadaşları haklarında yapılan duruşma sonunda, hükümlülüklerine ve zoralıma dair Rize Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 11.5.2001 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, sanıklar vekili tarafından süresinde duruşmalı inceleme isteğinde bulunulan dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığının bozma isteyen 9.7.2002 tarihli tebliğnamesiyle daireye verilmekle, sanıklar haklarında tayin olunan cezanın miktar ve niteliği itibariyle temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına oybirliğiyle karar verildikten Yargıtay Cumhuriyet Savcısının düşüncesi alındıktan ve sanıklar vekili Av. Turhan Aliefendioğlu savunmasını yaptıktan sonra dosyadaki kağıtlar okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Sanıklar hakkında yapılan duruşma sonunda toplanan deliller karar yerinde irdelenerek suçlarının sübutu kabul edilmiş olay niteliği ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç vasfı tayin, cezayı artırıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde aşağıda gösterilen sebepler dışında bir isabetsizlik bulunmamış olduğundan sanıklar vekilinin temyiz dilekçesi ve duruşmalı inceleme sırasında ileri sürdüğü sübuta vasfa ve sair hususlara değinen temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Nisbi vekalet ücretinin fazla tayini ve 10.5.2001 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Kanununda değişiklik yapılmasına dair 4667 sayılı yasanın 77. maddesi ile değişik Avukatlık Yasasının 164. maddesi uyarınca hükmedilen vekalet ücretinin vekile ait olduğu gözetilmeden müdahil idareye verilmesine hükmedilmesi,
2- Zoralımına karar verilen nakil vasıtası teminat ile iade edildiği halde yatırılan teminat hakkında karar verilmemesi,
3- 4421 sayılı yasa ile değişik 647 sayılı yasanın 5. maddesinde mahsup miktarlarının her yıl yeniden değerleme oranına göre arttırılacağının öngörüldüğü cihetle, sanıkların tazmini para cezasını ödemede acze düşüp hapse çevrilmesi gereken tarihte yürürlükte olacak yeniden değerleme oranına göre infaz sırasında hesaplanması gerektiği gözetilerek çevrili hapis süresinin gösterilmemesi, ancak hürriyeti bağlayıcı cezadan TCK. nun 59. maddesi ile indirim yapıldığından, ödemede acze düşmeleri halinde tazmini para cezasından anılan madde ile ve aynı oranda eksiltme yapılarak infazı gereken sürenin belirlenmesine işaret edilmesi ile yetinilmesi yerine, çevrili hapis süresinin gösterilmesi suretiyle infazı tahdit eder şekilde hüküm tesisi,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanıklar vekilinin temyiz dilekçesi ve duruşmalı inceleme sırasında ileri sürdüğü temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden ve bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 1918 sayılı yasanın 59. ve CMUK. nun 322. maddeleri uyarınca,
1- Nisbi vekalet ücretinin 80.741.417 liraya indirilmesine ve belirlenen nisbi vekalet ücreti ile hükmolunan 52.500.000 lira maktu vekalet ücretinin sanıklardan müteselsilen alınarak müdahil vekiline verilmesine,
2- Dava konusu eşyanın taşınmasında kullanılan 53 T 0048 plakalı aracın zoralımına, zoralım gerçekleştiğinde yatırılan teminatın iadesine, aksi halde teminatın irat kaydına,
3- Sanıkların tazmini para cezasını ödemede aczi halinde çevrilip çektirilmesi gereken hapse ilişkin kısmın karardan çıkartılması ve ödemede acze düşmeleri halinde çektirilmesi gereken hapis cezasının, hükmolunan para cezasından TCK. nun 59. maddesi ile ve hürriyeti bağlayıcı cezadan yapılan indirim oranında eksiltme yapılarak hesaplanmasına işaret edilmesi suretiyle hükmün düzeltilerek ONANMASINA, 1.129.430.000 lira nisbi temyiz onama harcının sanıklardan müteselsilen alınmasına, 18.12.2002 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy