(765 S. K. m. 119) (1380 S. K. m. 32) (1412 S. K. m. 261, 264, 265, 266, 253, 343)
Dava: 1380 sayılı Su Ürünleri Kanununa muhalefet suçundan sanık Mustafa Agduk'un anılan kanunun 36/G-2, TCK. nun 119.maddeleri uyarınca 213.584.400 TL ağır para cezası ile cezalandırılmasına dair, İzmir 5.Sulh Ceza Mahkemesinin 4.6.2001 gün, 2001/969-881 sayılı ceza kararnamesine vaki itirazın reddine ilişkin İzmir 10.Asliye Ceza Mahkemesinin 29.6.2001 gün ve 2001/259 D.İş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 2.9.2002 gün ve 37515 sayılı yazılı emre müsteniden dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 17.9.2002 gün ve Y.E.2002-144186 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkur ihbarnamede;
1380 sayılı kanuna muhalefet suçlarına ilişkin yargılamanın anılan kanunun 32/1.maddesinde belirtildiği üzere 3005 sayılı kanun hükümleri uyarınca yapılması gerektiği cihetle ceza kararnamesiyle hükümlülük kararı verilemeyeceği gözardı edilerek itirazın kabulü yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş ve CMUK. nun 343. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu yazılı emre atfen ihbar olunmuş bulunmakla gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 1380 sayılı kanunun uygulanan 32/2. maddesinde bu kanunda yazılı suçları işleyenler hakkındaki duruşmaların 3005 sayılı yasanın 1. maddesinin (A) bendindeki yer ve aynı kanunun 4. maddesindeki zaman kayıtlarına bakılmaksızın sözü edilen kanun hükümlerine göre yapılacağı belirtildiğine göre davanın ceza kararnamesi ile sonuçlandırılması mümkün olmayıp usulen duruşma açılıp yargılama ve sonucunda hüküm kurulması zorunludur.
Diğer taraftan,
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.11.1986 tarih ve 280/506 sayılı kararında da işaret olunduğu gibi CMUK'nun duruşma yapılmasına, bitirilip hüküm kurulmasına ilişkin 261, 264, 265, 266, 253. maddelerindeki usul ve kurallarına uymamak kesin biçimde yasaya aykırılığı oluşturur. Bunun sonucu olarak da esas hakkında verilen karar yargılama yapılmak sureti ile verilmiş hukuken geçerli bir karar olmayıp yok hükmündedir esasa ilişkin hükümlerin yazılı emir yoluyla bozulması halinde yeniden yargılama yapılmaması yargılama yapılarak ittihaz olunmuş kararlar içindir. Bu itibarla esası çözümleyen karar yargılama yapılmaksızın verilmiş olduğundan yeniden yapılacak muhakeme tekriri muhakeme mahiyetinde olmayıp ilk defa yapılacak muhakeme niteliğindedir ve bunda da zorunluluk vardır.
Sonuç: Bu itibarla yazılı emre dayanan ihbarname münderecatı yerinde görüldüğünden İzmir 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.6.2001 gün ve 2001/259 değişik iş sayılı kararın CYUY'nun 343. maddesi gereğince BOZULMASINA ve müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince düşünülmesine 30.10.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy