(4250 S. K. m. 19, 31, 28) (2559 S. K. m. 7, 8)
Dava: 4250 Sayılı Kanuna muhalefetten sanık Haydar Akkuş hakkında yapılan duruşma sonunda, kamu davasının TCK.nun 119. maddesi gereğince ortadan kaldırılmasına ve işyerinin bir ay süre ile kapatılmasına dair İzmir 4. Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 8.8.2001 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi müdahil vekili tarafından süresinde istenilerek dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığının bozma isteyen 19.9.2002 tarihli tebliğnamesiyle daireye verilmekle dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Sanığın işletmeciliğini yaptığı büfede izinsiz olarak açık alkollü içki sattığı kabul edildiğine göre 4250 sayılı Kanunun 31. maddesi 24.6.1995 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 560 sayılı K.H.K.ile yürürlükten kaldırılmakla eylem anılan yasa yönüyle müeyyidesiz kalmakla beraber anılan yasa maddesinin K.H.K.ile kaldırılamayacağı ve yürürlükte olduğu kabul edilse dahi suçun bahsi geçen K.H.K.nin yayınlanmasından sonra 26.8.2000 tarihinde işlenmiş bulunduğundan suç işleme kastının bulunmadığı, eylemin 4250 sayılı yasanın 19 ve 2559 sayılı Polis Vazife ve Selahiyet Kanunu'nun 7 ve 8. maddesine nazaran değerlendirilmesi gerektiği dikkate alınarak sanığın isnat olunan suçtan beraatine, idari yönden gereğinin takdiri için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığı'na tevdiine karar verilmesi gerekirken suç tarihinde yürürlükte bulunmayan 4619 sayılı yasa ile değişik 4250 sayılı yasanın 28. maddesinde sanığın cezalandırılması cihetine gidilmesi ve 4250 sayılı kanuna muhalefet eyleminin asliye ceza mahkemesinin görevine girdiğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Yasaya aykırı müdahil vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 12.12.2002 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy