(3005 S. K. m. 1) (2313 S. K. m. 1) (1412 S. K. m. 423)
Dava: 2313 Sayılı Kanuna Muhalefetten sanık E. hakkında yapılan duruşma sonunda: Hükümlülüğüne dair A. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 10.8.2001 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık ve Üst Cumhuriyet Savcısı tarafından süresinde istenilerek dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığının onama isteyen 9.10.2002 tarihli tebliğnamesiyle daireye verilmekle dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Üst Cumhuriyet Savcısının hakim tarafından görülerek 8.10.2002 tarihinde havale edilen müzekkeresi ile temyizden sanık lehine vazgeçtiğinden anılan savcının temyizi yönünden inceleme yapılmasına yer olmadığına karar verilerek,
Sanığın temyizine göre yapılan incelemede;
1-2313 sayılı yasanın 3005 sayılı kanun hükümlerine tabi olmadığı düşünülmeden, yargılamanın 3005 sayılı kanun hükümlerine göre yapılması ve yasal zorunluluk bulunmadığı halde adli ara vermede duruşma açılarak hüküm kurulması,
Yasaya aykırı ve
2-Hükümden sonra 10.2.2003 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 4806 sayılı kanunun 1. maddesi ile değişik TCK'nun 30/2 madde ve fıkrasındaki düzenlemenin sanık lehine uygulanmasının gerekmesi,
Sonuç: Bozmayı icap ettirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA,15.04.2003 günü oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy