(5846 S. K. m. 71, 72, 73, 75, 76)
Dava ve Karar: 5846 sayılı kanuna muhalefetten sanık, Mahsuni İnan hakkında yapılan duruşma sonunda, kamu davasının düşürülmesine dair Ankara 3. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 26.10.2001 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, müdahiller vekili tarafından süresinde istenilerek dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığının bozma isteyen 2.12.2002 tarihli tebliğnamesiyle daireye verilmekle dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Müştekinin hangi kitaplara el konulduğunu bilmediği gözetilerek emanette kayıtlı, suça konu kitapların listesi çıkartılıp, müdahil vekiline; bu kitaplar üzerinde hak sahibi olduklarını ispatlayacak belgeleri sunması için süre verildikten ve gerektiğinde Kültür Bakanlığından da dava konusu kitaplara bandrol verilip verilmediği hususu sorulup araştırma yapıldıktan sonra sonucuna göre müştekinin şikayet hakkı bulunup bulunmadığının takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Sonuç : Yasaya aykırı, müdahiller vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün, isteme uygun olarak BOZULMASINA, 18.12.2003 günü oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI GÖRÜŞ YAZISI
5846 sayılı FSEK.nun 71, 72 ve 73 üncü maddelerinde sayılan suçlardan dolayı kovuşturma şikayete bağlıdır.(md 75/1)
Bu suçlardan hakları tecavüze uğrayan kimse (şikayetçi.) haklarını kanıtlayan belgelerle birlikte Cumhuriyet Başsavcılığına süresi içersinde başvurabileceği gibi (md 75/4) şahsi dava da açma hakkına sahiptir. (md 76/2)
Bu kanun kapsamında açılacak davalarda şikayetçi iddiasının doğruluğunu (dava konusu eserler üzerinde hak sahibi bulunduğunu) kanıtlayan belgeleri mahkemeye sunmak zorundadır.(md.76/3)
Mahkeme, davacının ibraz ettiği belgelere göre iddialarının doğru olduğu sonucuna varırsa, dava konusu korunmakta olan eserleri bu kanunda öngörülen izin ve yetkileri alarak haklı olarak elinde bulundurduğuna dair belgeleri veya listeleri sanıktan mahkemeye sunmasını isteyebilir.(md.76/3)
Sanığın istenen belgeleri mahkemeye sunamaması, söz konusu eserleri haksız kullanmakta olduğuna karine teşkil etmektedir.(md.7 6/4)
Bu özet bilgiden de anlaşılacağı gibi 5846 sayılı FSEK nun ile kanun kapsamına giren suçların muhakemesinde, iddia ve savunma bakımından ceza yargılanmasındaki delil serbestliği ve vicdani delil sisteminden farklı bir düzenleme getirilmekte, hukuk davalarında da uygulanan yazılı delil ve karine sistemi benimsenmektedir.
Buna göre;
-Şikayet hakkının varlığı, şikayetçi tarafından ispat edilecektir. Şikayetçi, bu ispat külfetini herhangi bir delille değil süresi içersinde ya şikayet dilekçesi ile birlikte Cumhuriyet Başsavcılığına (md.75/4) yada dava açılması halinde eserler üzerinde hak sahibi olduğunu kanıtlayan belgeleri mahkemeye sunarak (md.76/3) yerine getirecektir.
Bunun doğal sonucu olarak da şikayetçi, şikayete hakkı olup olmadığını veya hak sahibi belgesi bulunup bulunmadığını Cumhuriyet Başsavcılığından veya mahkemeden araştırılmasını isteyemeyeceği gibi bu husus resen de araştırılamayacaktır.
-Diğer taraftan sanık da suçsuz olduğunu kendisi ispat etmek durumundadır.
Sanık bu ispat külfetini, herhangi bir delil ile değil koruma kapsamında bulunan eserleri yasaya uygun olarak alınan izin ile bulundurduğuna dair belge veya listeleri mahkemeye sunarak yerine getirecektir, (md.76/3)
Sanığın söz konusu belgeleri mahkemeye sunmaması suçlu olduğuna karine teşkil edecektir, (md.76/4)
Bu bilgilerin ışığı altında somut olayı ele alırsak;
Şikayetçiler vekili Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına dilekçe ile müracaat ederek her üç müvekkil şirketinin yayınlandığı muhtelif kitaplarının dilekçede belirttiği semtlerde kopyalarının satıldığını ileri sürerek kolluk aracılığı ile kitapların tespit edilip toplatılmaları ve sanıkların da belirlenerek cezalandırılmaları yolunda şikayette bulunmuştur. Cumhuriyet Başsavcılığının talimatı ile belirtilen yerlerde arama yapılmış ve çeşitli yayın kuruluşlarının adının yazıldığı, çeşitli isimlerdeki 155 kitaba kopya olduğu düşüncesi ile el konulmuştur. Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık Mahsuni İnan hakkında 5846 sayılı FSEK nun 73/1-5 maddesine göre cezalandırılması için kamu davası açmıştır. Mahkemece, şikayet yokluğu gerekçesi ile kamu davasının düşürülmesine karar verilmiştir.
Şikayetçiler vekili Cumhuriyet Başsavcılığına şikayet dilekçesi ekinde dava konusu eserlerle ilgili hak sahibi olduklarını kanıtlayan bir belge vermediği gibi dava açıldıktan sonra şikayet süresi içersinde mahkemeye de bu konuda bir belge sunmamıştır. Bu duruma göre yukarıda da açıkladığımız gibi şikayetçiler ispat ile yükümlü oldukları şikayete haklarının varlığını süresi içersinde ispat edememişlerdir.
Bu sebeplerle usul ve yasaya uygun olan mahkeme kararının onanması gerektiği görüşünde olduğumuzdan sayın çoğunluğun bozma yönündeki görüşüne katılamıyoruz. 11.12.2003 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy