(3167 S. K. m. 2, 3) (2872 S. K. m. 20)
Dava: 3167 sayılı kanuna muhalefetten sanıklar, Abuzer K. ve Nuri D. haklarında yapılan duruşma sonunda; beraatlerine ve iadeye dair ULUKIŞLA Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 11.10.2000 tarihli hükmün Yargıtayca incelenmesi, Yerel Cumhuriyet Savcısı tarafından süresinde istenilerek dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığının bozma isteyen 9.1.2002 tarihli tebliğnamesiyle daireye verilmekle dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 3167 sayılı Kara Avcılığı Kanunu "Türkiye'de yabani olarak yaşayan faydalı ve zararlı hayvanların her türlü vasıta ile avlanması şartlarını belirtmiş olup aynı yasanın 3.maddesi av komisyonlarının 2.madde de belirtilmeyen hayvanların avlanıp avlanılmamasına karar vermek selahiyetini haiz olduklarını" belirtmekle ve bu madde dışında kabul edilen avlanma süresi ve yeri yönünden bazı düzenlemeler getirilebileceği cihetle güme kurmak ve canlı mühre (çığırtkan) kullanarak avlanmak hususunda 3167 sayılı yasada bir düzenleme bulunmamaktadır.
Çevrenin ve dolayısıyla doğanın korunması amacıyla ilgili uluslararası sözleşme ile koruma altına alınan canlı türleri (bitki-hayvan) ile alanların korunması konusunda tedbirler almak görevi, 9.8.1991 tarihli KHK ile kurulan Çevre Bakanlığı Çevre Koruma Genel Müdürlüğüne verilmiş ve böylece avlanma metod ve şekilleri hususunda önlem almak ve uygulamakla Çevre Bakanlığı yükümlü tutulmuştur.
Dava konusu mühre ile avlanma eyleminde 2872 sayılı çevre kanununun 20.maddesine aykırılık suçunun oluşabileceği düşünülerek sanıkların hukuki durumlarının buna göre tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, Yerel Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün, isteme uygun olarak BOZULMASINA, 22.03.2002 günü oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy