(2279 S. K. m. 17) (90 S. KHK. m. 9, 15) (1412 S. K. m. 66) (YCGK. 03.07.1995 T. 1995/7-207 E. 1995/236 K.)
Dava: 2279 sayılı kanuna muhalefetten sanıklar, Davut Y. ve Mehmet Y. haklarında yapılan duruşma sonunda: Hükümlülüklerine dair FATİH 2. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 8.11.2000 tarihli hükmün Yargıtayca incelenmesi, sanıklar vekili tarafından süresinde istenilerek dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığının bozma isteyen 20.3.2002 tarihli tebliğnamesiyle daireye verilmekle dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 1- Ceza Genel Kurulunun 3.7.1995 tarih ve 7-207/236 sayılı kararında da belirtildiği gibi "tefecilik suçunun oluşması için gereken, birden fazla kişiye sürekli ve sistemli bir biçimde faiz karşılığı ödünç para vermesi koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespitine yönelik olarak sanığın işyerinde el konulan senet borçlularının dinlenmesinden sonra sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken, ayrıca hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün konularda bilirkişi dinlenemeyeceğine dair CMUK.nun 66/1 maddesine aykırı olarak bilirkişinin yetersiz raporuna dayanılarak yazılı şekilde hüküm tesisi,
2- Sanık Mehmet Y'ın gerekçeli kararda baba adı ile doğum tarihinin nüfus kaydına uygun olarak yazılmaması,
3- Ertelememe gerekçesi olarak gösterilen sanıkların geçmişteki olumsuzluklarının nelerden ibaret olduğunun kararda tartışılmadan sanıklar hakkında tecil hükümlerinin uygulanmaması,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanıklar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün, istem gibi BOZULMASINA, 29.04.2002 günü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy