(1380 S. K. m. 23, 36) (Su Ürünleri Yönetmeliği m. 14)
Dava: 1380 sayılı kanuna muhalefetten sanık Ali Akkan hakkında yapılan duruşma sonunda: Hükümlülüğüne ve ertelemeye dair Ünye Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 23.1.2001 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, sanık tarafından süresinde istenilerek dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığının Bozma isteyen 1.4.2002 tarihli tebliğnamesiyle daireye verilmekle dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Bazı maddeleri 3288 sayılı Yasa ile değiştirilen 1380 sayılı Su ürünleri Kanunu ile, bu kanuna göre çıkarılmış olup, halen yürürlükte bulunan Su ürünleri Yönetmeliği (Tüzüğü), Su ürünleri Yasasına göre suç teşkil eden eylemleri belirlemiştir.
Söz konusu Yasa ve yönetmeliğinin yasakladığı ve bu nedenle suç teşkil eden eylemler arasında, Su ürünü istihsali yasaklanan yer ve zamanlarda denizde ya da gemide trol kapıları ve ağları mühürsüz açık olarak girmek, seyretmek şeklindeki eylemle ilgili hüküm bulunmamaktadır. Bu yasaklama Tarım ve Köy İşleri Bakanlığınca yayınlanan sirkülerle getirilmiştir.
İlgili Yasa ve yönetmelikte belirlenmiş yasaklamaya dayalı olmaksızın, doğrudan doğruya sirkülerle getirilen yasaklamaya aykırı davranışın bu Yasadaki cezai müeyyide ile cezalandırılması ceza hukuku prensiplerine uymayacağından, sanığın bizatihi trol kapıları ve ağları açık mühürsüz vaziyette yasak sahaya girmekten ibaret eyleminin, şartları oluştuğu takdirde 1380 sayılı Yasanın 23 ve Su Ürünleri Yönetmeliğin 14. madde 1. fıkrasının B bendine muhalefet suçunu oluşturacağı gözetilmeksizin, olayda uygulama yeri bulunmayan 1380 sayılı Yasanın 36/h-1. maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA 21.05.2002 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy