(1412 S. K. m. 253, 261, 264, 265, 266, 343, 386)
Dava: Ruhsatsız içki satmak suçundan sanık Halil U'nun 4250 sayılı kanunun 4619 sayılı kanunun 4.maddesi ile değişik 28, TCK.nun 119.maddeleri uyarınca 90.000.000 TL ağır para cezası ile cezalandırılmasına, işyerinin bir ay süreyle kapatılmasına ilişkin Germencik Sulh Ceza Mahkemesinin 1.10.2001 gün ve 2001/209-290 sayılı ceza kararnamesi aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 1.4.2002 gün ve 13264 sayılı yazılı emre müsteniden dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 18.4.2002 gün ve Y.E.2002-054341 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
CMUK.nun 386.maddesine ceza kararnamesi ile hükme bağlanması öngörülen cezalar arasında işyerinin kapatılmasının yer almamış bulunması karşısında, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş ve CMUK.nun 343.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması luzümu yazılı emre atfen ihbar olunmuş bulunmakla gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 4619 sayılı yasa ile değişik 4250 sayılı yasanın 28. maddesinde "Ruhsat almadan içki satışı yapanlar hakkında 60.000.000 liradan 600.000.000 liraya kadar ağır para cezası ile birlikte bu fiili işleyenlerin işyerinin bir aydan üç aya kadar kapatılması cezası öngörülmüş olup CMUK'nun 386/2.maddesi uyarınca, davanın ceza kararnamesi ile sonuçlandırılmayıp usulen duruşma açılıp yargılama ve sonucunda hüküm kurulması zorunludur.
Diğer taraftan,
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.11.1986 tarih ve 280/506 sayılı kararında da işaret olunduğu gibi CMUK'nun duruşma yapılmasına, bitirilip hüküm kurulmasına ilişkin 261,264, 265, 266, 253. maddelerindeki usul ve kurallarına uymamak kesin biçimde yasaya aykırılığı oluşturur. Bunun sonucu olarakda esas hakkında verilen karar yargılama yapılmak sureti ile verilmiş hukuken geçerli bir karar olmayıp yok hükmündedir. Esasa ilişkin hükümlerin yazılı emir yoluyla bozulması halinde yeniden yargılama yapılmaması yargılama yapılarak ittihaz olunmuş kararlar içindir. Bu itibarla esası çözümleyen karar yargılama yapılmaksızın verilmiş olduğundan yeniden yapılacak muhakeme tekriri muhakeme mahiyetinde olmayıp ilk defa yapılacak muhakeme niteliğindedir ve bunda da zorunluluk vardır.
Sonuç: Bu itibarla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının yazılı emre dayanan ihbarname münderecatı yerinde görüldüğünden Germencik Sulh Ceza Mahkemesinden ceza kararnamesi ile verilip kesinleşen 1.10.2001 gün ve 2001/209-290 sayılı kararın CYUY'nun 343. maddesi gereğince BOZULMASINA, ve müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yapılmasına 08.05.2002 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy