(5846 S. K. m. 13, 71) (5252 S. K. m. 12) (5237 S. K. m. 7) (1412 S. K. m. 62)
Dava: 5846 sayılı kanuna muhalefetten sanık Mürşit Çolak hakkında yapılan duruşma sonunda, beraatine dair Ankara 3. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 9.7.2002 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi müdahil vekili tarafından süresinde istenilerek dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığının onama isteyen 18.6.2003 tarihli tebliğnamesiyle daireye verilmekle dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 1- Müdahil Microsoft firması vekilinin 01.10.2001 tarihinde şikayeti üzerine aynı gün Sulh Ceza Mahkemesince verilen arama kararına dayalı olarak zabıta marifetiyle sanığın yöneticisi olduğu şirkette kullanılan 41 adet bilgisayarda kurulu bulunan Windows ve Office programlarının incelenmesi sonucunda düzenlenen 03.10.2001 tarihli Arama-Yakalama ve Zaptetme tutanağında faal durumda bulunan 22 adet bilgisayarda kullanılan programlar için lisanslarının ibraz edilemediğinin belirtildiği, ayrıca her bir bilgisayar için Bilgisayar Programları Arama Raporu düzenlendiği ve bu raporda kullanılmakta olan programların seri numaralarının açıkça tutanağa yazıldığı, işyerinde bulunan bilgisayarlardan sadece birinin sabit diski sökülerek adli emanete alındığı görülmüştür.
Yargılama sırasında mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen ve hükme esas alınan bilirkişi raporunun adli emanete alınan sabit diskte kurulu programla sınırlı olduğu, hazırlık aşamasında tespiti yapılan bilgisayarlarda kullanılan programları kapsamadığı anlaşılmıştır.
Bilgisayar Programları ve lisans konularında tecrübeli bilgisayar mühendisi ve bu işlerden anlayan hukukçulardan oluşan üç kişilik bilirkişi heyetine dosya tevdii edilerek hazırlık aşamasında tespiti yapılan programlar ile bu programlara ilişkin olduğu belirtilerek sanık tarafından dosyaya ibraz edilen lisansla ilgili belgelerin kullanılan programlara ait olup olmadığı, dolayısıyla bilgisayar programlarının kullanımının şirket yönüyle yasal olup olmadığının tespitinden sonra hasıl olacak sonuca göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, hüküm kurmaya elverişli olmayan bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi,
Yasaya aykırı,
2- Hükümden sonra, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 12. maddesinin b fıkrası ile 765 sayılı Türk Ceza Kanunu bütün ek ve değişiklikleri ile birlikte yürürlükten kaldırılmış olup, aynı tarihte yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7. maddesi uyarınca lehe olan yasanın belirlenip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, müdahil vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1 maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.03.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy