(556 S. KHK. m. 61)
556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye muhalefetten sanık B. hakkında yapılan duruşma sonunda: Beraata ve iadeye dair A. 3.Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 7.6.2002 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi müdahil vekili tarafından süresinde istenilerek dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığının bozma isteyen 13.07.2003 tarihli tebliğnamesiyle daireye verilmekle dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava konusu eşyalarla ilgili olarak düzenlenen bilirkişi raporunda sanıkta ele geçen ürünlerde kullanılan markaların müdahil firma adına tescilli bulunan marka ile ayırt edilemeyecek kadar benzerlik arz ettiğinin belirtildiği cihetle atılı suçun unsurlarının oluştuğu da gözetilerek işyeri çalışanı Mehmet dinlenilerek sanığın savunmasında belirttiği şekilde eşyaların işportacı bir şahıs tarafından geçici olarak bırakılıp bırakılmadığı, bırakılmış ise bırakan şahsın açık kimliği sorulup gerektiğinde bu şahısta dinlenilip tutanak düzenleyicilerinden de yakalama sırasında sanığın kendilerine suça konu eşyaların bir başka şahsa ait olduğunu söyleyip söylemediği ve zapt sırasında ürünlerin satışa arz edilip edilmediği ve ne şekilde ele geçirildiği hususlarının araştırılıp tespitiyle sonucuna nazaran sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken soruşturmaya dayalı olarak oluş ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçeyle yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, müdahil vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün istem gibi BOZULMASINA, 22.12.2005 günü oybirliği ile karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Bilirkişi heyeti yakalanan eşyanın sahte ürün olup olmadığı konusunda açıkça bir beyanda bulunmadığından orijinal ürün ile yakalanan eşya karşılaştırılarak kumaş kalitesi yönünden inceleme yaptırılıp dava konusu eşyaların sahte olup olmadığı tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden bir nolu bozmaya katılmıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy