(1380 S. K. m. 32, 36) (765 S. K. m. 119) (3005 S. K. m. 1, 4) (1412 S. K. m. 253, 261, 264, 265, 266)
Dava: 1380 sayılı Su Ürünleri Kanununa aykırılık suçundan sanık Onur Aşkın Küçük'ün anılan kanunun 36/g, TCK. nun 119. maddeleri uyarınca 289.530.000 TL ağır para cezası ile cezalandırılmasına dair Üsküdar 2 Sulh Ceza Mahkemesinin 9.7.2003 gün ve 2003/594-605 sayılı ceza kararnamesi aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 29.3.2004 gün ve 14385 sayılı yazılı emre müsteniden dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 20.4.2004 gün ve Y.E. 2004-54496 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkur ihbarnamede;
1380 sayılı Kanuna muhalefet suçlarına ilişkin yargılamanın, anılan kanunun suç tarihinde yürürlükte bulunan 32/1. maddesi uyarınca 3005 sayılı kanun hükümlerine tabi olduğu ve ceza kararnamesi ile sonuçlandırılamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş ve CMUK. nun 343. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu yazılı emre atfen ihbar olunmuş bulunmakla gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 1380 sayılı kanunun uygulanan 32/1. maddesinde bu kanunda yazılı suçları işleyenler hakkındaki duruşmaların 3005 sayılı yasanın 1. maddesinin (A) bendindeki yer ve aynı kanunun 4. maddesindeki zaman kayıtlarına bakılmaksızın sözü edilen kanun hükümlerine göre yapılacağı belirtildiğine göre, davanın ceza kararnamesi ile sonuçlandırılması mümkün olmayıp usulen duruşma açılıp yargılama ve sonucunda hüküm kurulması zorunludur.
Diğer taraftan,
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.11.1986 tarih ve 280/506 sayılı kararında da işaret olunduğu gibi CMUK. nun duruşma yapılmasına, bitirilip hüküm kurulmasına ilişkin 261, 264, 265, 266, 253. maddelerindeki usul ve kurallarına uymamak kesin biçimde yasaya aykırılığı oluşturur. Bunun sonucu olarak da esas hakkında verilen karar yargılama yapılmak suretiyle verilmiş hukuken geçerli bir karar olmayıp yok hükmündedir. Esasa ilişkin hükümlerin yazılı emir yoluyla bozulması halinde yeniden yargılama yapılmaması yargılama yapılarak ittihaz olunmuş kararlar içindir. Bu itibarla esası çözümleyen karar yargılama yapılmaksızın verilmiş olduğundan yeniden yapılacak muhakeme tekriri muhakeme mahiyetinde olmayıp ilk defa yapılacak muhakeme niteliğindedir ve bunda da zorunluluk vardır.
Sonuç: Bu itibarla yazılı emre dayanan ihbarname münderecatı yerinde görüldüğünden Üsküdar 2. Sulh Ceza Mahkemesinden 9.7.2003 gün ve 2003/594-605 sayılı kararın CYUY. nun 343. maddesi gereğince BOZULMASINA, müteakip işlemlerin 29.7.2003 gün ve 25183 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak 29.1.2004 tarihinde yürürlüğe giren 4950 sayılı yasa hükümleri de nazara alınarak mahallinde mahkemesince düşünülmesine 17.06.2004 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Hükümden sonra yürürlüğe giren 4950 sayılı yasanın 7. maddesi ile değişen 36/g ve 8. madde ile eklenen Ek madde 3'e göre müeyyide idari cezaya dönüştürüldüğünden müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince düşünülmesine yerine adli cezanın çektirilmemesine ve dosyanın Sahil Güvenlik Bot Komutanlığına gönderilmek üzere mahalline tevdiine karar verilmesi gerektiği görüşündeyim. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy