(1567 S. K. m. 3) (4961 S. K. Geç. m. 2) (765 S. K. m. 2, 119)
Dava: 1567 sayılı kanuna muhalefetten sanık, Emsa Jeneratör Alternatör San. Tic. A.Ş. hakkında yapılan duruşma sonunda, kamu davasının TCK. nun 119. maddesi gereğince ortadan kaldırılmasına dair İstanbul 3. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 7.5.2003 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, müdahil hazine vekili tarafından süresinde istenilerek dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığının onama isteyen 9.9.2003 tarihli tebliğnamesiyle daireye verilmekle dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: 1- Kambiyo Müdürlüğü'nce sanık şirketin vadeli Akreditif ödeme şekli kapsamında 30.7.2001 tarih 3230362 ve 3030363 sayılı döviz satım belgesi ile ödediği ithalat bedeli konusu DM. 148.678,- kıymetindeki ithalat işlemi ile ilgili açık hesabını kapatması için ibraz edilmesi gereken gümrük giriş beyannamesi aslını ya da gümrükse onaylı gümrük nüshası örneğini veya noter tasdikli mükellef nüshası örneğini aracı bankaya ibraz etmeyerek Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Karara ilişkin 95-32/15 sayılı tebliğle değişik 91-32/5 sayılı tebliğin 30. maddesine aykırı hareket ettiğinden bahisle suç duyurusunda bulunulduğu halde, iddianame ile sanığın 30.7.2001 gün 3030362 sayılı gümrük çıkış beyannamesiyle gerçekleştirdiği ihracat bedeli dövizleri yurda getirmiş olmasına rağmen GÇB. Aslını ya da gümrük onaylı fotokopisini aracı bankaya ibraz etmeyerek anılan tebliğin 21. ve 25. maddelerine muhalefet edildiği iddiasıyla dava açılmış olması karşısında, ithalat hesabının kapatılmamasına yönelik usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığı gözetilerek eyleme uygun olarak iddianame düzenlettirilip sonucuna göre karar verilmemesi,
2- Suça konu ithalat hesabının kapatılıp kapatılmadığı, kapatılmış ise hesap kapatma tarihi aracı banka ve kambiyo müdürlüğünden araştırılıp, hükümden sonra 6.8.2003 gün ve 25191 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 4961 sayılı Kanunun geçici 2. maddesindeki lehe düzenlemelere göre, TCK. nun 2. maddesi gereğince sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilerek bir hüküm kurulmasının gerekmesi,
Kabul ve uygulamaya göre;
3- Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı kararın 8. maddesi ve bu karara ilişkin 91-32/5 sayılı tebliğin 95-32/15 sayılı tebliğle değişik 21. maddesinde ihracat bedeli dövizin yurda getirilmesinin öngörüldüğü, gümrük çıkış beyannamesi mükellef nüshası aslı veya noterce onaylı örneğini ibraz ederek hesap kapatma zorunluluğu T.C. Merkez Bankasının 2.2.96 günlü 96/YB-5 sayılı genelgesi ile konulmuş olup sözü edilen genelgeye muhalefetin 1567 sayılı yasaya göre suç oluşturmadığının gözetilmemesi,
Sonuç: Yasaya aykırı müdahil hazine vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 24.06.2004 günü oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
İddianamede uygulama maddesi 1567 sayılı yasanın 3/b maddesi olarak gösterilmiş ise de anlatıma göre maddi hata sonucu 3/a yerine 3/b yazıldığı, 1567 sayılı yasanın 3/a maddesi de önödeme kapsamında bir suç olduğundan önceki yapılan önödeme ihtaratının da yanlış olması sebebiyle en son 9.4.2003'te yapılan ihtarat sonucu 10 günlük süre de sanık tarafından önödeme yerine getirildiği için mahkemece TCK 119 uyarınca davanın ortadan kaldırılmasına karar verilmiştir.
TCK. nun 119. maddesi ile Devlet, Vatandaşla bir sulh anlaşması yapıyor. Devlet önödeme yaparsan dava açmayacağım zuhulen açılmışsa seni cezalandırmayacağım diyor. Bireyde bunun karşılığında yargılama hukukunun güvencelerinden vazgeçiyor.
TCK. nun 119. maddesine göre Cumhuriyet Savcısı veya hakim önce önödeme ihtaratı yapacak, ödeme yapılmadığı takdirde deliller toplanarak işin esası hakkında bir karar verilecektir.
İzah edilen nedenlerle temyiz incelemesi sadece önödemenin miktar, şekil ve süre itibariyle usulüne uygun olup olmadığı yönünden yapılacaktır. Usulüne uygun ise işin esasına girilmeden hükmün onanması, usulüne uygun değilse bu yönlerden hükmün bozulması gerekir. Ancak bundan sonra delil toplama aşamasına geçilebilir. Delil toplanmadan hakim beraat veya mahkumiyet kararı veremez.
Verilen ortadan kaldırma kararı belirtilen hususlar dikkate alındığında doğru olduğundan hükmün onanması gerektiği görüşündeyim. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy