(1705 S. K. m. 6, 9) (647 S. K. m. 5)
Dava: 1705 sayılı kanuna muhalefetten sanık Fatih hakkında yapılan duruşma sonunda: Hükümlülüğüne dair G Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 31.10.2001 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, sanık ve üst Cumhuriyet Savcısı tarafından süresinde istenilerek dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığının bozma isteyen 13.1.2003 tarihli tebliğnamesiyle daireye verilmekle dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Tayin olunan ağır para cezasının suç tarihi itibariyle 1705 sayılı yasanın 6. maddesinde öngörülen para cezasının asgari miktarı olup doğru olduğu cihetle tebliğnamenin iki numaralı düşüncesine iştirak edilmemiş ve 1705 sayılı yasanın 9. maddesi uyarınca anılan yasaya muhalefet suçlarından yargılamanın acele işlere göre yapılması gerekirken genel hükümlere göre yapılması telafisi mümkün olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
1-Tayin olunan para cezasının 647 sayılı yasanın 5. maddesi uyarınca taksitlendirilmesine karar verilirken on eşit taksitle tahsiline karar verilmiş ise de, taksit aralıkları ve süresinin gösterilmemesi,
Yasaya aykırı ve,
2-Hükümden sonra 10.2.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4806 sayılı kanunun 1. maddesi ile değişik TCK.nun 30/2. madde ve fıkrasındaki düzenlemenin sanık lehine uygulanmasının gerekmesi,
Sonuç: Bozmayı İcabettirmiş olup, sanık ve üst Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA, 1 08.03.2004 günü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy