(2918 S. K. m. 2, 36)
Dava: 2918 sayılı Kanuna muhalefetten sanık Hasan Al hakkında yapılan duruşma sonunda: Hükümlülüğüne dair MERSİN 2.Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 24.7.2002 tarihli hükmün Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından süresinde istenilerek dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığının bozma isteyen 30.1.2003 tarihli tebliğnamesiyle daireye verilmekle dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 1-Önödeme önerisi tedbir niteliğinde olup, yargılama faaliyeti başlamadığından öngörülen cezanın asgari haddinden yaş küçüklüğü nedeniyle indirim yapılamayacağı gözetilmeden usulsüz önödeme ihtarına dayanılarak yazılı şekilde hüküm tesisi,
2-18 yaşından küçük sanık için CYUY.nun 138.maddesi zorunlu olarak müdafii tayin edileceği aynı yasanın 141.maddesi de müdafiinin duruşmada hazır bulunmadığı takdirde mahkemece sanığa derhal müdafii atanabileceği hükümlerini içerdiği gözetilmeden müdafiinin bulunmadığı celsede mahkumiyet kararı verilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
3-Sanık savunmasında araç yanında bulunduğu Sami Uygun'un kullandığını, karşıdan gelen bir minibüsün kendilerine çarptığını Cumhuriyet Başsavcılığının Hz./2002/10976 sayılı evrakında alınan ifadesinde de bu şekilde ifade verdiğini, araç kullananın kendisi olmadığını beyan ettiğine göre, sanığın savunmasında adı geçen Sami ile tutanak imzacıları dinlenip Cumhuriyet Başsavcılığının anılan hazırlık evrakı ile ilgili dosyanın da getirtilip incelenerek, sanığın sürücü belgesiz araç kullanıp kullanmadığı kesin olarak saptanmadan eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
4-TCK.nun 29. maddesine uygun olarak, 2918 sayılı yasanın 36/3.maddesi uyarınca temel ceza tayin edildikten sonra sırasıyla TCK. 119. maddesi uyarınca artırım yapılması ve aynı yasanın 55/3.maddesiyle indirim yapılıp en son 647 sayılı yasanın 4. ve TCK. 72. maddeleri gereğince uygulama yapılması gerektiğinin düşünülmemesi,
Yasaya aykırı ve;
5-Hükümden sonra 10.2.2003 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 4806 sayılı Yasa ile değişik TCK.nun 30/2 maddesindeki düzenlemenin sanık lehine uygulanmasının gerekmesi,
Sonuç: Bozmayı icabettirmiş olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA, 27.5.2003 günü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy