(4250 S. K. m. 1, 25) (1918 S. K. m. 25)
Dava: 1918 sayılı kanuna muhalefetten sanık, Abdullah Doğan hakkında yapılan duruşma sonunda, 4250 sayılı yasanın 25/3. maddesinden dava açılmış ise de 4619 sayılı yasa 4250 sayılı yasanın 1. maddesini değiştirerek Rakıyı tekel eşyası olmaktan çıkardığından sanığın eylemi suç teşkil etmediğinden bu suçtan beraatine, 1918 sayılı yasanın 25/3. maddesince de Hükümlülüğüne dair Tarsus 1. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 16.1.2002 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, müdahil idare vekili tarafından süresinde istenilerek dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığının bozma isteyen 10.3.2003 tarihli tebliğnamesiyle daireye verilmekle dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 1- Eylem tek olmasına rağmen aynı suçtan hem mahkumiyet hem de beraat kararı verilmesi suretiyle çelişkiye düşülmesi,
2- Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 4619 sayılı yasa, 4250 sayılı Kanun'un 1. maddesini değiştirmiş bulunduğundan, dava konusu yerli sahte rakı üretmek ve bulundurmak şeklinde tezahür eden eylem kaçakçılık suçunu oluşturmayıp, 4250 sayılı yasanın 25/c maddesinde öngörülen suçu oluşturacağı gözetilmeden, yerli eşya yönü ile yazılı şekilde kaçakçılık suçundan mahkumiyet hükmü tesisi,
Sonuç: Yasaya aykırı müdahil idare vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA, 16.09.2003 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy