(2521 S. K. m. 13) (1412 S. K. m. 236)
Dava: 2521 sayılı Kanuna muhalefetten sanık Cami hakkında yapılan duruşma sonunda: Hükümlülüğüne, tecili ve müsadereye dair Baykan Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 28.11.2001 tarihli hükmün Yargıtayca incelenmesi, üst ve yerel Cumhuriyet Savcıları tarafından süresinde istenilerek dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığının bozma isteyen 19.12.2002 tarihli tebliğnamesiyle daireye verilmekle dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 1-15.9.2001 günlü ön ödeme önerisinde sanığı yanılgıya düşürecek şekilde, para cezasını yatırdığı takdirde verilecek cezanın yarı nisbetinde artırılarak cezalandırılması istemi ile kamu davası açılacağının belirtilmesi nedeniyle ihtarın usulsüz olduğu gözetilerek, yeniden usulüne uygun olarak ön ödeme tebliğ edilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
2-İddianame okunmadan sanığın sorgusunun yapılması suretiyle CMUK.nun 236. maddesine aykırı davranılması,
3-Önödeme önerisine uyulmaması halinde tayin edilecek cezanın aşağı ve yukarı hadleri gösterilen hallerde, yukarı haddi geçmemek üzere yarı oranında artırılarak hükmolunacağına ilişkin TCK.nun 119/4 maddesinin amir hükmü dikkate alınmadan uygulama yapılması sonucu yazılı şekilde fazla ceza tayini,
4-Suça konu tüfeğin müsaderesine ilişkin yasa ve maddesinin karar yerinde gösterilmemesi,
Yasaya aykırı ve,
5-Hükümden sonra 10.2.2003 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 4806 sayılı Kanunun 1. maddesi ile değişik TCK.nun 30/2 madde fıkrasındaki düzenlemenin sanık lehine uygulanmasının gerekmesi,
Sonuç: Bozmayı icabettirmiş olup, üst ve yerel Cumhuriyet Savcılarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün istem gibi BOZULMASINA, 26.6.2003 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy