(765 S. K. m. 30/2, 274) (4806 S. K. m. 1) (560 S. KHK m. 4, 18/A-h) (5237 S. K. m. 61, 203)
Dava: 560 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye muhalefetten Sanık Hasan hakkında yapılan duruşma sonunda:Hükümlülüğüne dair ZEYTİNBURNU 1.Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 22.3.2002 tarihli hükmün Yargıtayca incelenmesi sanık tarafından süresinde istenilerek dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığının bozma isteyen 2.4.2003 tarihli tebliğnamesiyle daireye verilmekle dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 1-Sanık hakkında şekerleme üretimi yaptığı tesis için işyeri açma ruhsatı almadan işlettiğinden mühürlenerek kapatılmasına rağmen mühürlerini bozarak işletmeye devam ettiğinden bahisle kamu davası açıldığı 560 sayılı K.H.K.nin 4.maddesine göre "Gıda maddeleri üreten işyeri kurmak isteyen gerçek veya tüzel kişiler, bu işyerleri imalata geçmeden önce Sağlık Bakanlığına müracaat ederek işyerinin taşıması gereken asgari teknik ve hijyenik şartlara göre çalışma izni almak zorunda oldukları ve bu hükme aykırı davranışın yaptırımının aynı kararnamenin 18/A-a maddesinde öngörülen idari para cezasını gerektirdiği yine aynı kararnamenin 18-a maddesinde ise insan sağlığının korunması amacıyla gıda maddeleri üreten işyerlerinin 4.madde gereği taşıması gereken asgari teknik ve hijyenik şartlarını devam ettirmesi esas olup bu şartları kaybetmeleri halinde ise faaliyetlerini devam ettiremeyeceklerinin öngörüldüğü ve müeyyidesinin de "belirtilen şartlara uymayan işyerleri bu şartları yerine getirinceye kadar kapatılıp mühürlenir" ancak mühür fekki halinde bu fiili işleyenlere hapis ve ağır para cezası verilir şeklindeki 18/A-h maddesinde belirtildiği bu yasal düzenlemelere nazaran çalışma izni olmadan gıda maddesi üretmenin idari para cezasını gerektirdiği ancak usulüne uygun açılmış işyerleri için öngörülen asgari teknik ve hijyenik şartların devam ettirilmemesi halinde 560 sayılı K.H.K.nin 4128 sayılı yasa ile değişik 18/A-h maddesi uyarınca uygulama yapılabileceği dikkate alınıp iddianamedeki tavsifte belirtilen sanığın eylemi TCK.nun 274.maddesinde düzenlenen mühür fekki suçunun oluştuğu gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
2-Hükümden sonra 10.2.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4806 sayılı Kanunun 1.maddesi ile değişik TCK.nun 30/2 madde fıkrasındaki düzenlemenin sanık lehine uygulanmasının gerekmesi,
Sonuç: Bozmayı icabettirmiş olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün, talep gibi BOZULMASINA, 31.3.2004 günü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy