(765 S. K. m. 274) (560 S. KHK. m. 4, 18/A)
Dava: 560 sayılı kanun hükmünde kararnameye muhalefetten sanık, Mustafa Yardımcı hakkında yapılan duruşma sonunda: Hükümlülüğüne dair Zeytinburnu 1. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 30.4.2002 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, sanık tarafından süresinde istenilerek dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığının bozma ve düzeltilerek onama isteyen 13.3.2003 tarihli tebliğnamesiyle daireye verilmekle dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Sanık hakkında fırınında ruhsatsız olarak ekmek ürettiğinden fırının mühürlenerek kapatılmasına rağmen mührü bozarak ekmek üretmeye devam ettiğinden bahisle kamu davası açıldığı 560 sayılı K.H.K nin 4. maddesine göre Gıda maddeleri üreten işyeri kurmak isteyen gerçek veya tüzel kişiler, bu işyerleri imalata geçmeden önce Sağlık Bakanlığına müracaat ederek işyerinin taşıması gereken asgari teknik ve hijyenik şartlara göre çalışma izni almak zorunda oldukları ve bu hükme aykırı davranışın yaptırımının aynı kararnamenin 18/A-a maddesinde öngörülen idari para cezasını gerektirdiği, yine aynı kararnamenin 12/a maddesinde ise insan sağlığının korunması amacıyla gıda maddeleri üreten işyerlerinin 4.madde gereği taşıması gereken asgari teknik ve hijyenik şartlarını devam ettirmesi esas olup bu şartları kaybetmeleri halinde ise faaliyetlerini devam ettiremeyeceklerinin öngörüldüğü ve müeyyidesinin de belirtilen şartlara uymayan işyerleri bu şartları yerine getirinceye kadar kapatılıp mühürlenir ancak, mühür fekki halinde bu fiili işleyenlere hapis ve ağır para cezası verilir şeklinde 18/A-h maddesinde belirtildiği bu yasal düzenlemelere nazaran çalışma izni almadan ticari ekmek üretmenin idari para cezasını gerektirdiği ancak usulüne uygun açılmış işyerleri için öngörülen asgari, teknik ve hijyenik şartların devam ettirilmemesi halinde 560 sayılı K.H.K. nin 4128 sayılı yasa ile değişik 18/A-h maddesi uyarınca uygulama yapılabileceği dikkate alınıp iddianamedeki tavsifde belirtilen TCK. nun 274. maddesinde düzenlenen mühür fekki suçunun oluştuğu gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden ceza miktarı bakımından kazanılmış haklar saklı kalmak üzere hükmün BOZULMASINA, 08.06.2004 günü oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Sanık ruhsatsız fırın işlettiği için fırın mühürlenerek faaliyetten men edilmesine rağmen bilahare mühür bozularak faaliyetine devam etmesi nedeniyle dava açılmıştır.
Bu eylem 560 sayılı K.H.K.nin 4. maddesi delaletiyle 18/A-a maddesindeki suçu oluşturur. Bu madde de 18/A-h maddesinde olduğu gibi mühür fekki suçu düzenlenmemiş sadece idari para cezası öngörülmüştür. Keza 18/A-L maddesinde de mühürlemeden bahsettiği halde yine 18/A-h de olduğu gibi mühür fekki halinde eylemin suç oluşturacağına yer verilmemiştir. Nitekim 4. Ceza Dairesinin 1.5.2002 gün ve 2002/5641-7598 sayılı kararında 18/A-L maddesine muhalefet halinde ilgili madde mühürlemeden bahsettiği halde fek halinde müeyyide öngörmediğinden TCK 274/1 maddesinin uygulanamayacağı belirtilmiştir.
Ceza Genel Kurulu'nun 31.3.1988 gün ve 7/77-126 sayılı olayımıza kıyasen uygulanabilecek bir kararında da su ürünleri yasasında bir kısım suçlarda kullanılan istihsal vasıtasının zoralım öngörüldüğü halde öngörülmeyen maddeleri için TCK 36.maddesi uygulanmayacağını belirtmiştir. Yani özel kanun genel hükümlerle ilgili bir düzenleme getirmişse artık genel hükümler uygulanmaz.
İzah edilen nedenlerle sanığın izinsiz fırın işletme eylemi 560 sayılı K.H.K.nin 4.maddesi delaletiyle 18/A-a maddesine mümas olup dosyanın görevsizlik kararıyla idareye gönderilmesi gerektiği görüşüyle sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy