(560 S. KHK. m. 4, 18) (765 S. K. m. 10, 29, 30, 274)
560 s. yasa hükmünde kararnameye muhalefetten sanık, Şerif Sundere hakkında yapılan duruşma sonunda, hükümlülüğüne dair Zeytinburnu 3.Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 10.5.2002 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, sanık tarafından süresinde istenilerek dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığının bozma ve düzeltilerek onama isteyen 13.3.2003 günlü tebliğnamesiyle daireye verilmekle dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Sanık hakkında ruhsatsız olarak ticari ekmek ürettiği fırının mühürlenerek kapatılmasına rağmen mührü bozarak ekmek üretmeye devam ettiğinden bahisle kamu davası açıldığı, dairemizin yerleşmiş uygulamalarına göre, suç gününde yürürlükte bulunan 560 s. KHK.nin 4. maddesi uyarınca gıda maddeleri üreten işyeri kurmak isteyen gerçek veya tüzel kişilerin, bu işyerleri imalata geçmeden önce Sağlık Bakanlığına müracaat ederek işyerinin taşıması gereken asgari teknik ve hijyenik şartlara göre çalışma izni almak zorunda oldukları ve bu hükme aykırı davranışın yaptırımının aynı kararnamenin 18/A-a maddesinde ön görülen idari para cezasını gerektirdiği, yine aynı kararnamenin 18/a maddesinde ise insan sağlığının korunması amacıyla gıda maddeleri üreten işyerlerinin 4. madde gereği taşıması gereken asgari teknik ve hijyenik şartları devam ettirmesi esas olup bu şartları kaybetmeleri halinde ise faaliyetlerini devam ettiremeyeceklerinin öngörüldüğü ve müeyyidesinin de belirtilen şartlara uymayan işyerleri bu şartları yerine getirinceye kadar kapatılıp mühürlenir ancak, mühür fekki halinde bu fiili işleyenlere hapis ve ağır para cezası verilir biçiminde 18/A-h maddesinde belirtildiği, bu kanuni düzenlemelere nazaran çalışma izni almadan ticari ekmek üretmenin idari para cezasını gerektirdiği ancak, usulüne uygun açılmış işyerleri için ön görülen asgari teknik ve hijyenik şartların devam ettirilmemesi halinde 560 s. KHK.nin 4128 s. kanun ile değişik 18/A-h maddesi uyarınca uygulama yapılabileceği dikkate alınıp iddianamedeki nitelendirmede belirtilen TCK.nun 274. maddesinde düzenlenen mühür fekki suçunun oluştuğu biçiminde olup, suç gününden sonra 5 Haziran 2004 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5179 s. kanunun 4. maddesinde de mülga KHK.nin 4. maddesindekine paralel bir düzenleme ile gıda maddeleri ve gıda ile temas eden madde ve malzemeleri üreten işyerlerinin, bu konuda Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikte ön görülen asgari teknik ve hijyenik şartlara uyarak gıda işyeri çalışma izni ve sicil numarasını almak zorunda olduklarına dair kural konularak yaptırımı ise aynı kanunun 29/a maddesinde idari para cezası olarak düzenlenmiş ayrıca mühür fekki suçuna yer verilmemiş olması karşısında, TCK.nun 10. maddesinin Bu kanundaki hükümler, hususi ceza kanunlarının buna muhalif olmayan mevaddı hakkında da tatbik olunur. Hükmüne göre, sanığın ruhsatsız işyerinin mühürlenmesinden sonra mühür fekki şeklindeki eylemine özel yasada uygulanabilecek bir yaptırım bulunmadığından TCK. nun 274. maddesinin uygulanarak karar verilmesinin gerekmesi,
2- Kabule göre de, hükümden sonra 10 Şubat 2003 gününde yürürlüğe giren 4806 s. yasayla değişik TCK. nun 30/2 maddesindeki düzenlemenin sanık lehine uygulanmasının gerekmesi,
Bozmayı icabettirmiş olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden ceza miktarı bakımından kazanılmış haklar saklı kalmak üzere hükmün talep gibi BOZULMASINA, 14.7.2004 günü oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY: Verilen hüküm uygulama olarak doğru olduğundan 1 no.lu bozma düşüncesine iştirak etmiyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy