(4389 S. K. m. 22) (765 S. K. m. 503, 504)
Dava: 4389 sayılı kanuna muhalefetten sanık, Hıdır hakkında yapılan duruşma sonunda: Hükümlülüğüne dair İSTANBUL 1.Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 19.6.2002 tarihli hükmün Yargıtayca incelenmesi, müdahil Banka vekili ve sanık vekili tarafından süresinde istenilerek dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığının bozma isteyen 17.12.2002 tarihli tebliğnamesiyle daireye verilmekle dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 1-Hükme dayanak yapılan hazırlık evrakının onaylanmamış fotokopi olduğunun gözetilmemesi,
2-Suç duyurusu ekinde yer alan banka müfettişi raporunun dosyada bulunmayan 17-18 ve 19.sayfalarının getirtilip incelenmeden karar verilmesi,
3-Suç duyurusu üzerine yapılan hazırlık soruşturması sırasında sanığın 5.2.2002 tarihli ifadesi ile ...bank'ta çalıştığı dönemde 900.000.000 lirayı zimmetine geçirdiğini beyan ettiği ve bu ikrarının mahkemece mahkumiyetine esas alındığı anlaşılmakta ise de, bu ikrar doğrultusunda araştırma yapılarak varsa zimmet tarihi ve miktarı ile zimmetin ne şekilde gerçekleştiği saptanmadan eksik soruşturma ile karar verilmesi,
4-Sanık Hıdır'ın S...bank A.Ş ndeki iş akdinin fesh edilerek görevine son verilmesinden sonra S.... A.Ş Maslak şubesini telefonla arayarak ve S....bank A.Ş ile ilişiğinin kalmadığını şube personelinden gizleyerek ve Şubeler Muhasebe Biriminde çalışıyormuş izlenimi vererek, "eski S....bank Merkez Şubesinin 1999 yılına ait vergi borcu ödemesi için Merkez Şubesi nezdindeki 215... nolu vadesiz mevduat hesabına 675.00.000 lira yatırılması gerektiğini" söyledikten 10 dakika sonra tekrar arayarak "eski S...bank merkez şubesine ait 1999 yılı muhtasar vergi beyannamesinin ve o döneme ait tüm ödeme makbuzlarının arşivden çıkartılmasını ve 675.000.000 liranın acilen hesabına yatırılması gerektiğini" söyleyerek şube personeli nezdinde şube ile ilgili vergi borcunun acil ve süreli olarak yatırılması yönünde intiba uyandırmak suretiyle, banka personelini hataya düşürerek kendi mevduat hesabına 675.000.000 liranın havale edilmesini sağlayıp bu parayı mal edinmesi şeklindeki eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğu düşünülmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
5-Kabul ve uygulamaya göre de; 4389 sayılı yasanın 22/3 maddesi uyarınca zimmete geçirildiği kabul edilen 2.875.000.000 liranın sanıktan tazminine karar verilirken, tazminatın aidiyetinin hangi kuruma yönelik olduğunun karar yerinde gösterilmemesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, müdahil Banka vekili ve sanık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün, sonuçta istem gibi BOZULMASINA, 6.5.2003 günü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy