(1380 S. K. m. 5, 6, 7, 36)
1380 sayılı kanuna muhalefetten sanıklar F. Ö. ve V. A. haklarında bozma üzerine yapılan duruşma sonunda: Sanık V. A.nın beraatına, diğer sanık F.Ö.nün hükümlülüğüne ve müsadereye dair A. Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 21.3.2003 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, yerel Cumhuriyet Savcıları tarafından süresinde istenilerek dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığının bozma isteyen 10.3.2004 tarihli tebliğnamesiyle daireye verilmekle dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanıkların izinsiz kum aldıkları belirtilen yerin 1380 sayılı yasanın 5, 6 ve 7. maddelerinde açıklanan su ürünleri üreme ve istihsal sahası olup olmadığı merciinden sorulup belirlenerek, su ürünleri üreme ve istihsal sahası olmadığının anlaşılması halinde eylemin 3621 sayılı Kıyı Kanunu, 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu, 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu ile 2872 sayılı Çevre Kanunları kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceğinin tartışılmaması ve olay yerinin üreme ve istihsal sahası olduğunun anlaşılması halinde hükümden sonra 29.7.2003 gün ve 25183 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 4950 sayılı Kanunun 7. maddesi ile değişik 1380 sayılı yasanın 36. maddesi uyarınca sanıkların eylemine uygulanabilecek müeyyide idari cezaya dönüştürüldüğü cihetle, bu hususun mahallinde değerlendirilmesinin gerekmesi,
Bozmayı icabettirmiş olup, yerel Cumhuriyet Savcılarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA, 3.5.2005 günü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy