(1380 S. K. m. 5-7, 36)
1380 sayılı kanuna muhalefetten sanık A. N. hakkında yapılan duruşma sonunda: Hükümlülüğüne dair P. Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 28.5.2003 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, sanık A. N. tarafından süresinde istenilerek dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığı'nın bozma isteyen 19.4.2004 tarihli tebliğnamesiyle daireye verilmekle dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanığın izinsiz kum aldığı belirtilen yerin 1380 sayılı yasanın 5. 6. ve 7. maddelerinde açıklanan su ürünleri üreme ve istihsal sahası olup olmadığı merciinden sorulup belirlenerek, su ürünleri üreme ve istihsal sahası olmadığının anlaşılması halinde eylemin 3621 sayılı Kıyı Kanunu, 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu ile 2872 sayılı Çevre kanunları kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceğinin tartışılmaması ve olay yerinin üreme ve istihsal sahası olduğunun anlaşılması halinde hükümden sonra 29.7.2003 gün ve 25183 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 4950 sayılı kanunun 7. maddesi ile değişik 1380 sayılı yasanın 36. maddesi uyarınca sanığın eylemine uygulanabilecek müeyyide idari cezaya dönüştürüldüğü cihetle, bu hususun mahallinde değerlendirilmesinin gerekmesi,
Bozmayı icab ettirmiş olup, sanık A. N.nin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, bozmanın niteliğine göre temyiz etmeyen diğer sanığa da CMUK.nun 325. maddesi gereğince teşmiline 7.4.2005 günü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy