(2253 S. K. m. 38, 42) (2918 S. K. Ek m. 3)
2918 sayılı kanuna muhalefetten sanık, Y.Y. hakkında yapılan duruşma sonunda; Hükümlülüğüne dair M. Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 10.3.2004 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, sanık müdafii tarafından süresinde istenilerek dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığının bozma isteyen 7.6.2004 tarihli tebliğnamesiyle daireye verilmekle dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
15.1.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4786 sayılı yasayla değişik 647 sayılı kanunun 5. maddesi uyarınca gecikme zammı uygulanmasına karar verilmemesi temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.11.2001 gün ve 2001/251 sayılı kararı doğrultusunda dairemizin değişen görüşüne nazaran 2918 sayılı yasanın ek-3/3 madde fıkrası uyarınca, hürriyeti bağlayıcı cezadan çevrilen hafif para cezası ile doğrudan hükmolunan hafif para cezasının ertelenmesi mümkün değilse de, olayda suç tarihi itibariyle 15 yaşını ikmal etmemiş sanık hakkında 2253 sayılı kanun hükümlerinin uygulanması gerektiği cihetle anılan kanunun 42.maddesinde öngörülen "diğer kanunların bu kanuna aykırı hükümleri küçük suçlular hakkında uygulanamaz" amir hükmüne göre, hükmolunan hafif para cezalarının ertelenemeyeceğine ilişkin 2918 sayılı yasanın ek - 3/3. maddesinin sanık hakkında uygulanamayacağı dikkate alınıp, sanık hakkında hükmolunan hafif para cezasının 2253 sayalı kanunun 38.maddesi kapsamında değerlendirilerek ertelenebileceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA, 15.12.2004 günü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy