(4926 S. K. m. 4, 34)
Dava: 1918 sayılı kanuna muhalefetten sanık Mehmet Ali Lofça hakkında yapılan duruşma sonunda, hükümlülüğüne ve müsadereye dair Manisa 1. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 18.11.2003 tarihli hükmün Yargıtayca incelenmesi, sanık müdafii tarafından süresinde istenilerek dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığının red ve bozma isteyen 11.06.2004 tarihli tebliğnamesiyle daireye verilmekle dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 19.07.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 34. maddesindeki açıklık karşısında, anılan yasanın yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlarda ödeme önerisine esas alınacak değerin gümrük idaresince bildirilen değer olduğu kuşkusuzdur.
4926 sayılı yasanın 34. maddesinin anılan yasanın yürürlüğe girdiği tarihten önce işlenen suçlarla ilgili olarak ne şekilde uygulanacağının değerlendirilmesine gelince;
1- Soruşturma yürürlük tarihinden sonra başlamış ise yeniden gümrüklenmiş değer tespiti yaptırılmaksızın gümrük idaresince bildirilen değer üzerinden,
2- Soruşturma ve kovuşturma yürürlük tarihinden önce başlamış ise;
a- Yasanın yürürlüğe girdiği tarihte soruşturma ya da kovuşturma makamlarınca, önceden bilirkişi marifetiyle CİF değer tesbit edilerek gümrüklenmiş değer yeniden belirlenmiş ve gümrük idaresinin bildirdiği değer ile arada farklılık bulunuyor ise lehe olan değer üzerinden,
b- Yasanın yürürlüğe girdiği tarihte soruşturma veya kovuşturma makamlarınca, gümrüklenmiş değer önceden bilirkişi marifetiyle yeniden belirlenmemiş ise, bu yola tevessül edilmeden gümrük idaresince bildirilen değer üzerinden ödeme önerisinde bulunulması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu duruma göre somut olaya bakıldığında, hazırlıkta gümrük idaresince belirlenen değer esas alınarak suç tarihine göre fiile uygulanacak lehe hüküm tespit edilip buna göre ödeme önerisi tebliğ edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, sonradan yürürlüğe giren ve sanığın eylemine göre aleyhine hüküm içeren 4926 sayılı kanunun 4/a-2 maddesinde belirtilen ceza esas alınmak suretiyle fazla miktar üzerinden tebliğ edilen, anılan yasanın 34. maddesine uygun şekilde ödeme önerisini ve ödemenin sonuçlarını içermeyen usulsüz ödeme önerisine dayanılarak ve 30 günlük ödeme önerisinin dolması da beklenilmeden, ödenmediğinden bahisle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.03.2007 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Ödeme önerisinin 4926 sayılı yasanın 34. maddesine uygun olmaması ve bir misli yerine 3 misli üzerinden yapılması sebebiyle sonuç olarak kararın bozulmasına katılmamakla birlikte; sözü edilen maddelerin yoruma ihtiyaç bulunmayan açık hükmü karşısında, soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında gümrük idaresice bildirilen değer ödeme önerisine esas alınması gerektiği halde, anılan yasanın yürürlüğe girmesinden önce mahkemece bilirkişi aracılığıyla değer tespiti yapılmış olup olmamasına göre, mahkemelerin ikili uygulamaya yönlendirilmesi yasanın amacına uygun bulunmadığı gibi aynı suçu işleyen iki sanık hakkında dahi farklı miktarlardan ödeme önerilmesi gibi haksız sonuçlara götürüleceği düşüncesiyle sayın çoğunluğun bu yöne ilişen kararına katılmıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy