(4389 S. K. m. 11, 22) (5237 S. K. m. 7) (5252 S. K. m. 9) (765 S. K. m. 202, 219) (YCGK. 08.02.2005 T. 2004/5-146 E. 2005/7 K.)
Dava: 4389 sayılı kanuna muhalefetten sanık Celil Ünver hakkında yapılan duruşma sonunda; Hükümlülüğüne dair Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 3.4.2003 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi katılan vekili ve sanık müdafii tarafından süresinde istenilerek dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığının onama isteyen 25.6.2004 tarihli tebliğnamesiyle daireye verilmekle dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: 1- 29.1.1990 gün ve 20417 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 3771 sayılı yasanın 3. maddesiyle yeniden düzenlenen 11/b maddesinde; KİT personelinin, teşebbüslerin ve bağlı ortaklıkların paralarına karşı işledikleri suçlardan dolayı memur sayılarak haklarında 765 sayılı TCK. nun 2 nci kitap üçüncü ve altıncı bablarındaki hükümlerin uygulanacağı kurala bağlanmış ve buna bağlı olarak Ziraat Bankası personelinin banka parasını mal edinmesinin diğer koşulların oluşması halinde zimmet suçunu oluşturacağı gözetilerek, 4389 sayılı Bankalar Yasasının 22/11. maddesi yollamasıyla anılan banka personelinin zimmet suçlarında daha ağır hükümler taşıyan 765 sayılı TCK. nun 202. maddesinin uygulanması gerekeceği kabul edilmiş ise de; 25.11.2000 tarihinde yürürlüğe giren 4603 sayılı Kanunun 1. maddesinin 5. bendinde belirtilen 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin bankalar hakkında uygulanmayacağına dair hüküm uyarınca TCK. nun uygulanması açısından memur sayılma olanağı bulunmayan Ziraat Bankası personellerinin Dairemizce de benimsenen Yargıtay Yüksek Ceza Genel Kurulunun 08.02.2005 gün ve 5-146-7 sayılı kararında da belirtildiği üzere Türk Ceza Kanununda yazılı zimmet suçunu işleyemeyeceği cihetle 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 202/son ve 219/son maddelerinin uygulanamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı ve
2- Hükümden sonra 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 12. maddesinin b fıkrası ile 765 sayılı Türk Ceza Kanunu bütün ek ve değişiklikleri ile birlikte yürürlükten kaldırılmış olup, 01.11.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankacılık Kanunu da nazara alınarak, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7. maddesi uyarınca lehe olan yasanın belirlenip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması;
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş olup, katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1 maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.12.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy