(2313 S. K. m. 23) (5252 S. K. m. 12) (5237 S. K. m. 7)
Dava: 2313 sayılı kanuna muhalefetten sanık, Davut Lafcı hakkında yapılan duruşma sonunda, hükümlülüğüne ve ertelemeye dair Alaca Asliye Ceza Mahkemesi'nden verilen 8.10.2003 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından süresinde istenilerek dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığının bozma isteyen 06.07.2004 tarihli tebliğnamesiyle daireye verilmekle dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra adına gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 1- Zirai bilirkişi Mevlüt Şimşek tarafından düzenlenen 10.6.2002 günlü raporda, sanığa ait bahçede ele geçirilen 21 kök kenevir bitkisinin yabani otları alınmış ve yetiştirilmesi için her türlü bakımının yapıldığı açıklandığına göre, sanığın eyleminin esrar elde etmeye yönelik olduğu ve 2313 Sayılı Yasanın 23/son maddesi uyarınca hürriyeti bağlayıcı cezayı gerektirdiği gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm tesisi, Yasaya aykırı ve
2- Hükümden sonra, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 12. maddesinin b fıkrası ile 765 sayılı Türk Ceza Kanunu bütün ek ve değişiklikleri ile birlikte yürürlükten kaldırılmış olup, aynı tarihte yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7. maddesi uyarınca lehe olan yasanın belirlenip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1 maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla BOZULMASINA, 17.05.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy