(4926 S. K. m. 4, 34)
Dava: 1918 sayılı kanuna muhalefetten sanık Şevki Subaşı hakkında yapılan duruşma sonunda, hükümlülüğüne ve müsadereye dair Sarıyer Asliye Ceza Mahkemesi'nden verilen 3.12.2003 tarihli hükmün Yargıtayca incelenmesi, sanık tarafından süresinde istenilerek dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığının bozma isteyen 10.7.2004 tarihli tebliğnamesiyle daireye verilmekle dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 19.7.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 34. maddesindeki açıklık karşısında, anılan yasanın yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlarda ödeme önerisine esas alınacak değerin gümrük idaresince bildirilen değer olduğu kuşkusuzdur.
4926 sayılı yasanın 34. maddesinin anılan yasanın yürürlüğe girdiği tarihten önce işlenen suçlarla ilgili olarak ne şekilde uygulanacağının değerlendirilmesine gelince;
1- Soruşturma yürürlük tarihinden sonra başlamış ise yeniden gümrüklenmiş değer tespiti yaptırılmaksızın gümrük idaresince bildirilen değer üzerinden,
2- Soruşturma ve kovuşturma yürürlük tarihinden önce başlamış ise;
a- Yasanın yürürlüğe girdiği tarihte soruşturma ya da kovuşturma makamlarınca, önceden bilirkişi marifetiyle CIF değer tespit edilerek gümrüklenmiş değer yeniden belirlenmiş ve gümrük idaresinin bildirdiği değer ile arada farklılık bulunuyor ise lehe olan değer üzerinden,
b- Yasanın yürürlüğe girdiği tarihte soruşturma veya kovuşturma makamlarınca, gümrüklenmiş değer önceden bilirkişi marifetiyle yeniden belirlenmemiş ise, bu yola tevessül edilmeden gümrük idaresince bildirilen değer üzerinden ödeme önerisinde bulunulması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu duruma göre somut olaya bakıldığında, tekel idaresince 12.3.2001 ve 5.9.2002 tarihli yazılarla bildirilen CIF değerler arasında çelişki bulunduğu gözetilerek çelişki nedeninin sorularak giderilmesi, ayrıca hazırlıkta gümrük idaresince daha düşük CIF değere nazaran daha yüksek gümrüklenmiş değer hesaplandığı dikkate alınıp, suç tarihinde geçerli bulunan vergi ve resimlere göre gümrüklenmiş değerin idareye hesaplattırılması ve lehe belirlenecek değer esas alınarak suç tarihine göre fiile uygulanacak lehe hüküm tespit edilip buna göre ödeme önerisi tebliğ edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, sonradan yürürlüğe giren ve sanığın eylemine göre aleyhine hüküm içeren 4926 sayılı kanunun 4/a-2 maddesinde belirtilen ceza esas alınmak suretiyle fazla miktar üzerinden tebliğ edilen usulsüz ödeme önerisine dayanılarak, ödenmediğinden bahisle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.03.2007 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI:
Sonuç itibariyle bozma kararı yerinde ise de; 4926 sayılı yasanın 34. maddesi son fıkrasının yoruma ihtiyaç göstermeyen netliği karşısında ödeme önerisine esas alınacak değer idarece bildirilen değer olması gerektiğinden anılan yasanın yürürlüğünden önce bilirkişi aracılığıyla değer tespiti yapılmış ve lehe ise, ödeme önerisine esas olarak bu değerin alınacağı şeklinde, mahkemeleri ikili uygulamaya yöneltmenin yasaya aykırı olduğu gibi, aynı eylemde bulunan iki sanığa kovuşturma aşamasına göre farklı miktarlardan ödeme önerilmesi gibi haksız sonuçları doğurabileceği düşüncesiyle, sayın çoğunluğun bu yöne ilişkin görüşüne katılmıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy