(5252 S. K. m. 12) (5237 S. K. m. 7) (3628 S. K. m. 16) (765 S. K. m. 59)
Dava: 3628 sayılı kanuna muhalefetten sanık İbrahim Kuyumcu hakkında yapılan duruşma sonunda: Hükümlülüğüne dair Fethiye 1. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 9.10.2002 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, sanık tarafından süresinde istenilerek dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığının bozma isteyen 29.10.2003 tarihli tebliğnamesiyle daireye verilmekle dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Suç tarihi gerçeğe aykırı son mal bildiriminin verildiği tarih olduğundan tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Hükümden sonra, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 12. maddesinin b fıkrası ile 765 sayılı Türk Ceza Kanunu bütün ek ve değişiklikleri ile birlikte yürürlükten kaldırılmış olup, aynı tarihte yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7. maddesi uyarınca lehe olan yasanın belirlenip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve değerlendirilmesinin gerekmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 14.03.2006 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
3628 sayılı yasanın 16. maddesine göre; verilen ceza para cezasına ve tedbire çevrilemeyeceği gibi tecil de edilemeyeceğinden, TCK. 59. maddenin de sanık lehine uygulandığı, cezanın asgari hadden tayin edildiği ve hükmün sanık tarafından temyiz edildiği hususları dikkate alınarak dosyanın esastan incelenerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hiç uygulama olanağı olmayan 5237 sayılı yasanın lehe hükümlerinin uygulanması için verilen bozma kararına katılmıyoruz. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy