(4389 S. K. m. 13, 22, 24) (765 S. K. m. 235) (3182 S. K. m. 52, 79) (1412 S. K. m. 343) (2797 S. K. m. 14)
Dava: Dolandırıcılık ve Bankalar Kanunu'na muhalefet suçlarından sanık Mustafa Süzer ve arkadaşları haklarında yapılan hazırlık soruşturması sonunda Şişli Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 7.11.2003 gün, 2003/35753-19678 sayılı takipsizlik kararına vaki itirazın reddine dair mercii, Beyoğlu 3. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığınca ittihaz olunan 5.3.2004 gün, 2004/17 müt. sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 28.9.2004 gün ve 41781 sayılı yazılı emre müsteniden dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 20.10.2004 gün ve Y.E. 2004-193876 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkur ihbarnamede;
Tüm dosya kapsamına göre, 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 24/1. maddesinde öngörülen Bankalar Kanununda belirtilen cezalara ilişkin suçlardan dolayı kovuşturma yapılması, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun, Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı başvuruda bulunmasına bağlıdır. hükmü ile Kurumun ve görevlilerinin, TCK.nun 235. maddesi uyarınca, görevlerine ilişkin olarak tespit ettiği ve kamu adına kovuşturmayı gerektiren bir suçu ihbar yükümlülüğü kapsamında Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından Şişli Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan 4.9.2003 gün ve BDDK.DEG/34-3-2002/10-10519 sayılı suç duyurusu ile; Kentbank A.Ş. nezdinde Bankalar Yeminli Murakıpları Kurulu tarafından yapılan incelemeler sonucu düzenlenen 23.1.2003 gün ve R-2, R-2, R-2 sayılı raporda,
24.12.1998 tarihinde gerçekleştirilen 10 trilyon TL. tutarındaki nakit sermaye artırımının 2.801.185.922.700 TL. tutarındaki bölümünün;
a) 2.566.941 USD ve 6.707.795 DEM'e karşılık gelen kısmının 24.11.1998-25.11.1998 tarihlerinde 3 banka müşterisinin hesaplarından, bu kişilerin bilgisi yada yetkilendirmesi dahilinde olmadan, çekilen tutarları banka ortaklarının hesaplarına geçirmek,
b) 6.710.295 USD'ye tekabül eden kısmının ise kaydi olarak Süzer Holding A.Ş.nin banka nezdindeki 9027-45-362 numaralı hesabına para yatırılmış gibi gösterilerek kasa noksanı oluşturmak suretiyle sağlandığı,
Müşteri hesaplarından çekilen tutarların iadesine kadar geçen sürede, mudilerin faiz kaybına uğramamaları için bu müşteriler adına gerçekte var olmayan, fiktif tutarlar üzerinden vadeli döviz tevdiat hesapları açıldığı, açılan hesaplara bir ay önceki tarihin valörü verilerek hesaplar bir ay önce açılmış gibi işlem yapıldığı ve açıldıkları gün kapatılan bu hesaplara faiz tahakkuk ettirildiği,
Müşteri hesaplarından çekilen tutarlardan 1.316.491 USD ve 5.257.795 DEM tutarındaki kısmının, Banka ve Atlas Yatırım Bankası A.Ş. tarafından Dolmabahçe Turizm A.Ş.'den gayrimenkul satın alınması sonucunda Dolmabahçe Turizm A.Ş.'ne ödenen tutarın, Dolmabahçe Turizm A.Ş. hesabından Atlas Off-Shore hesabına, Atlas Off-Shore hesabından da müşteri hesaplarına aktarılması yolu ile 6.1.1999 ve 29.1.1999 tarihlerinde iade edildiği,
Müşteri hesaplarından çekilen tutarlardan 1.250.000 USD ve 1.450.000 DEM tutarındaki kısmının iadesi ile efektif kasaya yatırılmış gibi görünen, ancak nakden bir karşılığı olmayan tutar nedeniyle oluşan kasa noksanının tasfiyesinin ise, Bankanın Atlas Yatırım Bankası A.Ş.ne yaptığı 13,9 milyon USD tutarındaki depodan, bankanın ilgili hesaplarına aktarılan tutarlar ile 26.2.1999 tarihinde gerçekleştirildiği,
Banka tarafından Atlas Yatırım Bankası A.Ş.ne 26.2.1999 tarihinde yapılan 13,9 milyon USD tutarındaki deponun ise 2.4.1999 tarihli yeni bir depo ile temdit edilerek faizi ile birlikte bakiyesinin 14.129.736 USD.'ye yükseldiği, bu bakiyeden 26.4.1999 tarihinde 6.454.000 USD ve 25.5.1999 tarihinde 3.013.000 USD olarak gerçekleştirilen tahsilatların kaynağının Kentbank A.Ş.nin Süzer Holding A.Ş.den satın aldığı Dolmabahçe Turizm A.Ş. ile Zer İnş. ve Taah. A.Ş. hisseleri karşılığında ödediği tutarlar olduğu, 25.5.1999 itibariyle 4.814.000 USD'ye inen depo bakiyesinin 26.6.1999 tarihinde faizi ile birlikte 4.942.373 USD tutarında tahsilat ile kapatıldığı, tahsilatın kaynağının ise Atlas Off-Shore'un Banka nezdindeki hesabında bulunan tutar olduğu,
Müşteri hesaplarından çekilen tutarların iadesine kadar geçen sürede, bu müşteriler adına gerçekte var olmayan tutarlar üzerinden geri valörü vadeli döviz tevdiat hesapları açılması ve fiziken var olmayan fiktif bir tutarın bankaya yatırılmış gibi muhasebe kaydı yapılmasının gerçek mahiyetine uygun düşmeyen muhasebeleştirmeye yönelik işlemler olduğu ve 3182 sayılı Bankalar Kanununun 52. maddesinin (1) numaralı fıkrasına aykırılık oluşturduğu,
3182 sayılı Barkalar Kanunu'nun 79. maddesinin (4) numaralı fıkrasında yaptırım altına alınan Kanuna aykırı bu işlemlerin sorumlularının Mustafa Süzer, Cevdet Erkanlı, Halil Sunalı ve Barbaros Görkem olduğu, tespit edilmiştir.
Keza Bankalar Yeminli Başmurakıpları Kurulu tarafından yapılan incelemeler sonucu düzenlenen 23.1.2003 tarih ve R-1, 1, 1, sayılı raporda ise özetle;
Bankanın 30.6.1997 tarihli toplam 4 trilyon TL'lık sermaye artırımının 2.279.504. milyon TL. tutarındaki nakdi kısmının 3.229.000 USD.ye tekabül eden bölümünün 12 muhabir banka hesabına fiktif olarak borç kaydı yapılması ile karşılandığı,
Söz konusu fiktif kayıtların 1997 yılından 2000 yılına kadar geçen 3 yılda Tek Düzen Hesap Planına aykırı muhasebe kayıtlarıyla ve Banka nezdinde kambiyo zararı oluşturarak tasfiye edildiği,
Bu şekilde oluşturulan ve Bankanın mali tablolarında yer alan zararın 1997'de 218.662.733.800 TL, 1998'de 227.217.650.000 TL ve 2000'de 617.083.411.000 TL olmak üzere toplam 1.062.963.794.800 TL. olduğu,
Gerçek mahiyetine uygun olmayan muhasebeleştirme kapsamındaki bu işlemlerden 23.6.1999 tarihine kadar gerçekleştirilmiş olanların 3182 sayılı Bankalar Kanunu'nun 52. maddesinin (1) numaralı fıkrasına bu tarihten sonra gerçekleştirilenlerin ise 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 13. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine aykırılık teşkil ettiği,
Kanuna aykırılık teşkil eden ve cezai yaptırımları 3182 sayılı Bankalar Kanunu'nun 79. maddesinin (4) numaralı ve 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 22. maddesinin (5) numaralı fıkrasında (5020 sayılı Kanunla değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun md. 22/6) hüküm altına alınan bu işlemlerden 23.6.1999 tarihine kadar gerçekleştirilmiş olanların sorumlularının Mustafa Süzer, Mevlüt Aslanoğlu, Cevdet Erkanlı, Halil Sunalı ve Barbaros Görkem olduğu,
Ayrıca rapora konu işlemlerin banka hakim sermayedarı Süzer Holding A.Ş.'ne haksız menfaat sağlamak amacıyla yapılması, Banka Yönetim Kurulunun Mustafa Süzer ve Mevlüt Aslanoğlu dışındaki üyelerinin hile ve desiselerle kandırılarak sermaye artırım kararı alınması ve bankanın zarara uğratılması nedeniyle bu işlemleri gerçekleştiren ve uzun süreler devam ettiren Mustafa Süzer, Mevlüt Aslanoğlu, Cevdet Erkanlı, Barbaros Görkem'in Türk Ceza Kanunu'nun 503 ve 504. maddelerinde tanımlanan dolandırıcılık suçunu işledikleri, Halil Sunalı ve Hakan Coşkun'un ise suça iştirak ettiği belirtilerek, ayrıntıları raporlarda yer alan işlemlerin sorumluları hakkında yasal takibata geçilmesini teminen suç duyurusunda bulunulduğu;
Şişli Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen hazırlık soruşturması sonunda 7.11.2003 tarih, 2003/35753 Hazırlık ve 2003/19678 Karar sayılı takipsizlik kararı ile; Yapılan soruşturmada ve yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde olayda hile ve desise yapılarak başkalarını hataya düşürecek, kendisini ve başkasının yararına haksız menfaat sağladığına ilişkin herhangi bir delil elde edilemediği ve böylece dolandırıcılık suçunun unsurlarının bulunmadığı,
Keza suç duyurusunda belirtildiği şekilde gerçeğe aykırı muhasebeleştirmeden söz edilemeyeceği bu nedenle de Devletin bir zararının söz konusu olmadığı anlaşıldığından olayda bu suçun da unsurlarının bulunmaması nedeniyle sanıklar hakkında kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği anlaşılmış ise de;
23.1.2003 ve R-2, R-2, R-2 sayılı rapor konusu işlemler incelendiğinde; Süzer Holding A.Ş.'nin sermaye artırım taahhüdü için müşteri mevduatlarından alınan tutarların iadesine kadar geçen sürede, mudilerin faiz kaybına uğramalarının önlenmesi için fiktif tutarlar üzerinden geri valörlü vadeli döviz tevdiat hesapları açıldığı, fiktif tutarlar üzerinden açılan vadeli döviz tevdiat hesaplarının, açıldıkları gün faiz tahakkuk ettirilerek kapatıldığı; yine sermaye artırımında, 26.11.1998 tarihinde fiziken var olmayan, fiktif bir tutarın Süzer Holding A.Ş. hesabına yatırıldıktan sonra, 3 ay boyunca Genel Müdürlük/Ankes Müdürlüğü efektif kasasında muhafaza edilmiş gösterildiği, bu tutarın 26.2.1999 tarihinde Bankanın yaptığı bir depo ile Atlas Yatırım Bankası hesabından aynı tutarlı nakit çekilen işlemi ile tasfiye edildiği anlaşılmış olup;
Mülga 3182 sayılı Bankalar Kanunu'nun Hesap ve İşlemlerin Gerçeğe Uygunluğu başlıklı 52. maddesinin (1) numaralı fıkrasında bankalar işlemlerini kayıt dışı bırakamayacakları ve gerçek mahiyetlerine uygun düşmeyen bir şekilde muhasebeleştiremeyecekleri gibi Kanuni ve yardımcı defterleri ile kayıtları, şubeleri, yurtiçi ve yurtdışındaki muhabirleri ile hesap uygunluğu sağlamadan bilançolarını kapatamazlar hükmü yer almaktadır. Anılan madde hükmüne aykırılığın cezası da aynı Kanunun Ağır Para Cezası ve Hapis Cezası üst başlıklı 79. maddesinin (4) numaralı fıkrasında yer alan .... 52, 53, 54, 55, 56, 62 ve 71. maddeler hükümlerine uymayan Bankaların ve 50. maddenin 3. fıkrası hükümlerine aykırı hareket eden iştiraklerin ve bunların ortağı olduğu kuruluşların işlerini fiilen yöneten mensupları görev ve ilgilerine ve fiile katılma derecelerine göre 500 bin liradan 2 milyon liraya kadar ağır para cezası ile birlikte 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılırlar. hükmü ile belirlenmiştir. Aynı hükümler 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 13. maddesinin (1) numaralı fıkrası (b) bendi ve 5020 sayılı Kanunla değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 22. maddesinin (6) numaralı fıkrası hükümleri ile de korunmuştur.
Görüldüğü üzere bankaların ilgili mercilere hitaben düzenledikleri ve gönderdikleri belgelerin gerçeğe aykırı olmaları, işlemlerin kayıt dışı bırakılması veya gerçek mahiyetlerine uygun düşmeyen bir şekilde muhasebeleştirilmesi, kanuni ve yardımcı defterler ile kayıtlar, şubeler ve yurtiçi ve yurtdışı muhabirler ile hesap uygunluğu sağlanmadan bilançoların kapatılması durumlarında, bunlar Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulunca belirlenen usul ve esaslara şeklen uygun olsalar dahi bu işlemlerin yapılması hali, gerek mülga 3182 gerek mer'i 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nda hapis ve ağır para cezası ile müeyyide altına alınmıştır.
Rapor konusu işlemler incelendiğinde yapılan işlemlerin gerçek mahiyetine uygun olmayan bir şekilde muhasebeleştirildiği görülmektedir.
23.1.2003 tarih ve R-1, R-1, R-1 sayılı Murakıp Raporunda yer alan tespitler yönünden,
Banka Yönetim Kurulunun 10.6.1997 tarih ve 28 sayılı kararı ile Bankanın ödenmiş sermayesinin 2 trilyon TL.'dan 6 trilyon TL.'sına çıkarılması kabul edilmiştir. Bankanın 20.6.1997 tarihinde yaptığı Olağanüstü Genel Kurul toplantısında, bankanın sermayesinin 2.279.504.242.412 TL.'lık kısmının nakden, 1.387.506.404.720 TL.'lık kısmının ihtiyari yedek akçelerden, 332.987.369.508 TL.'lık kısmının banka sabit kıymet yeniden değerleme fonundan ve 1.983.360 TL.'lık kısmının iştirakler yeniden değerleme fonundan karşılanarak artırılmasına karar verildiği, anılan karar uyarınca bankanın sermayesinin 30.6.1997 tarihinde 4 trilyon TL tutarında artırıldığı;
30.6.1997 tarihinde sermaye artırımı öncesi bankanın ödenmiş sermayesi 2 trilyon TL olup, sermaye artırımı sonrası ödenmiş sermayenin 6 trilyon TL'sına çıkarıldığı,
Sermaye artırımında kullanıldığı tespit edilen 3.229.000 USD'nın kaynağı konusunda yapılan incelemeler neticesinde, bankacılık ilke ve uygulamaları ile Bankalar Kanununda belirtilen düzenlemelere aykırı olarak kamuoyunu ve resmi mercileri yanıltmak amacıyla fiktif olarak usulsüz muhasebe kayıtları yapıldığı ve bu yolla bankanın zararına, bankanın hakim hissedarı lehine sermaye artırımı gerçekleştirildiğinin tespit edildiği;
Bu şekilde oluşturulan ve banka mali tablolarına yansıtılan zararının 1997 yılında 218.662.733.800 TL. 1998 yılında 227.217.650.000 TL, 2000 yılında 617.083.411.000 TL olmak üzere toplam 1.062.963.794.800 TL olduğunun tespit edilmesi karşısında;
Dosya kapsamında kamu davası açılmasını gerektirir nitelikte yeterli delil bulunduğu ve mevcut delillerin takdir ve değerlendirilmesinin de mahkemesine ait olduğu gözetilmeksizin, itirazın kabulü ile sanıklar hakkında kamu davası açılmasına karar verilmesi yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş CMUK. nun 343. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu yazılı emre atfen ihbar olunmuş bulunmakla gereği görüşülüp düşünüldü.
Sonuç: Takipsizlik kararının içeriğine ve yazılı emrin konusuna, Yargıtay Kanunu'nun 14. maddesine ve Yargıtay Başkanlar Kurulu'nun 1.2.2002 tarihli kararına göre, inceleme görevi Yüksek 11. Ceza Dairesi'ne ait bulunduğundan, dosyanın anılan daireye sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 26.01.2005 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy