(765 S. K. m. 202) (5237 S. K. m. 7) (4389 S. K. m. 22) (5411 S. K. m. 168) (399 S. KHK. m. 11) (YCGK. 08.02.2005 T. 2004/5-146 E. 2005/7 K.)
Dava: 4389 sayılı kanuna muhalefetten sanık, Ramazan Karacan hakkında yapılan duruşma sonunda, hükümlülüğüne ve sanığın müebbeten kamu haklarından mahrumiyetine dair Ankara 1.Ağır Ceza Mahkemesi'nden verilen 12.12.2003 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından süresinde istenilerek dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığının bozma isteyen 12.10.2004 tarihli tebliğnamesiyle daireye verilmekle dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: 1- 29.1.1990 gün ve 20417 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 3771 sayılı yasanın 3. maddesiyle yeniden düzenlenen 11/b maddesinde; KİT personelinin, teşebbüslerin ve bağlı ortaklıkların paralarına karşı işledikleri suçlardan dolayı memur sayılarak haklarında 765 sayılı TCK. nun 2 nci kitap üçüncü ve altıncı baplarındaki hükümlerin uygulanacağı kurala bağlanmış ve buna bağlı olarak Emlak/Halk Bankası personelinin banka parasını mal edinmesinin diğer koşullarının oluşması halinde zimmet suçunu oluşturacağı gözetilerek, 4389 sayılı Bankalar Yasasının 22/11. maddesi yollamasıyla anılan banka personelinin zimmet suçlarında daha ağır hükümler taşıyan 765 sayılı TCK. nun 202. maddesinin uygulanması gerekeceği kabul edilmiş ise de; 25.11.2000 tarihinde yürürlüğe giren 4603 sayılı Kanunun 1. maddesinin 5. bendinde belirtilen 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin bankalar hakkında uygulanmayacağına dair hüküm uyarınca TCK. nun uygulanması açısından memur sayılma olanağı bulunmayan Emlak ve Halk Bankaları personellerinin Türk Ceza Kanununda yazılı zimmet suçunu işleyemeyeceği, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Yüksek Ceza Genel Kurulunun 08.02.2005 gün ve 5-146-7 sayılı kararında da belirtildiği üzere sanık hakkında 4389 sayılı Bankalar Kanununun 22/3. maddesi gereğince uygulama yapılması gerekeceği düşünülmeden uygulama yeri bulunmayan 765 sayılı TCK. nun 202 ve müteakip maddeleri uyarınca ceza tayini,
2- 01.11.2005 gün ve 25983 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 168. maddesinin A fıkrası ile bu kanunun geçici maddelerindeki düzenlemeler hariç olmaz üzere 18.6.1999 tarih ve 4389 sayılı Bankalar Kanunu ile ek ve değişiklikleri yürürlükten kaldırılmış olup, 5411 sayılı Bankacılık Kanunundaki düzenlemeler ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7. maddesi hükmü birlikte değerlendirilerek yeniden bir karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1 maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.06.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy