(5237 S. K. m. 7, 141) (1412 S. K. m. 309, 317) (5320 S. K. m. 8) (5252 S. K. m. 12)
Dava: Hırsızlık, hırsızlık malı satın almak suçundan sanıklar M. A., O. B. ve S. T. haklarında yapılan duruşma sonunda:
Karar: Sanıklar O. B. ve S. T.'nın beraatlerine, sanık M. A.'ın hükümlülüğüne ve erteli cezasının aynen infazına dair Lalapaşa Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 23.12.2003 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, yerel Cumhuriyet Savcısı tarafından süresinde istenilerek dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığının red, onama ve bozma isteyen 15.10.2004 tarihli tebliğnamesiyle daireye verilmekle dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşüldü:
I- Yerel Cumhuriyet Savcısının sanık S. T.'ya ilişkin temyizine göre yapılan incelemede;
CMUK. nun 309 uncu maddesi uyarınca sanık lehine olan hukuki kaidelere muhalefet Cumhuriyet Savcısına temyiz hakkı vermeyeceğinden, yerel Cumhuriyet savcısının vaki temyiz itirazının 5320 sayılı yasanın 8 inci maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK. nun 317 nci maddesi uyarınca REDDİNE,
II- Yerel Cumhuriyet Savcısının Sanık O. B.'a yönelik temyizine gelince;
İkinci el telefon alım satım işiyle uğraşan sanık diğer sanık M. A.'dan suça konu cep telefonunu alırken telefonu satan kişinin kimlik bilgilerini ve telefonun imei numarasını alarak M. A.'ın yakalanmasını sağladığı ve hırsızlık malı bilerek satın aldığı yönünde dosyada mevcut herhangi bir delil de bulunmadığı cihetle; yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
III- Yerel Cumhuriyet Savcısının sanık M. A.'a yönelik temyizine gelince;
Hükümden sonra, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 12 nci maddesinin b fıkrası ile 765 sayılı Türk Ceza Kanunu bütün ek ve değişiklikleriyle yürürlükten kaldırılmış olup, aynı tarihte yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 nci maddesi uyarınca lehe olan yasanın belirlenip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, yerel Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, 08.06.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy