(4926 S. K. m. 4, 34) (1412 S. K. m. 322)
Dava: 1918 sayılı kanuna muhalefetten sanık Cemil Çetinoğlu hakkında yapılan duruşma sonunda: 4926 sayılı yasanın 34. maddesi gereğince kamu davasının ortadan kaldırılmasına ve zoralıma dair Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nden verilen 30.12.2003 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi katılan vekili tarafından süresinde istenilerek dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığının düzeltilerek onama isteyen 05.11.2004 tarihli tebliğnamesiyle daireye verilmekle dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: 19.07.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 34. maddesindeki açıklık karşısında, anılan yasanın yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlarda ödeme önerisine esas alınacak değerin gümrük idaresince bildirilen değer olduğu kuşkusuzdur.
4926 sayılı yasanın 34. maddesinin anılan yasanın yürürlüğe girdiği tarihten önce işlenen suçlarla ilgili olarak ne şekilde uygulanacağının değerlendirilmesine gelince;
1- Soruşturma yürürlük tarihinden sonra başlamış ise, yeniden gümrüklenmiş değer tespiti yaptırılmaksızın gümrük idaresince bildirilen değer üzerinden,
2- Soruşturma ve kovuşturma yürürlük tarihinden önce başlamış ise;
a- Yasanın yürürlüğe girdiği tarihte soruşturma ya da kovuşturma makamlarınca, önceden bilirkişi marifetiyle cif değer tespit edilerek gümrüklenmiş değer yeniden belirlenmiş ve gümrük idaresinin bildirdiği değer ile arada farklılık bulunuyor ise lehe olan değer üzerinden,
b- Yasanın yürürlüğe girdiği tarihte soruşturma veya kovuşturma makamlarınca, gümrüklenmiş değer önceden bilirkişi marifetiyle yeniden belirlenmemiş ise, bu yola tevessül edilmeden gümrük idaresince bildirilen değer üzerinden ödeme önerisinde bulunulması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu duruma göre somut olaya bakıldığında, hazırlıkta gümrük idaresince belirlenen değer esas alınarak suç tarihine göre fiile uygulanacak lehe hüküm tespit edilip buna göre ödeme önerisi tebliğ edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, sonradan yürürlüğe giren ve sanığın eylemine göre aleyhine hüküm içeren 4926 sayılı Kanun'un 4/a-2 maddesinde belirtilen ceza esas alınmak suretiyle fazla miktar üzerinden tebliğ edilen usulsüz ödeme önerisine dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması ve kararın niteliği gereği katılan lehine vekalet ücreti tayin edilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan ve bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK. nun 322. maddesi uyarınca ödeme önerisi üzerine fazla yatırılan 75.474.000 liranın sanığa iadesi ve 300.000.000 lira nisbi vekalet ücretinin hüküm fıkrasından çıkarılması suretiyle hükmün istem gibi düzeltilerek ONANMASINA, 05.04.2007 gününde gerekçede oyçokluğu, sonuçta oybirliği ile karar verildi.
KARŞI OY
Sonuç olarak bozma kararı yerinde ise de; 4926 sayılı yasanın 34. maddesi son fıkrasının yoruma ihtiyaç göstermeyen açık ve emredici hükmü karşısında; Kaçakçılık suçlarında önödeme olarak önerilecek miktarın, gümrük idaresince belirlenen değer olması gerektiği, ödeme gerçekleşmezse yargılama aşamalarında gerçeği araştıran yargıcın bilirkişi incelemesi yaptırıp sonucuna göre hüküm kurmasının da yasaya uygun olduğu ancak, 4926 sayılı yasanın yürürlüğünden önce bilirkişi incelemesi yapılmış ve tespit edilen gümrüklenmiş değer sanık lehine ise bu değerin, bilirkişi incelemesi yapılmamış ise gümrük idaresince bildirilen miktarın önödeme önerisine esas alınması tarzında oluşan çoğunluk görüşüne, sözü edilen yasaya aykırı olması ve iki farklı uygulama yaratması nedeniyle katılmıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy